Van'ın Erciş ilçesinde 23 Ekim 2011 tarihinde meydana gelen 7.2 büyüklüğündeki depremde çok sayıda yakınını kaybeden Koçak kardeşler, yaşadıkları büyük yıkımın acısını hala ilk günkü tazeliğiyle hissediyor.
Geçmeyen acıların yıl dönümü
2011 yılında Van'ın Tabanlı Mahallesi merkezli gerçekleşen 7.2 büyüklüğündeki sarsıntı, bölgede 604 kişinin hayatını kaybetmesine ve bin 966 kişinin yaralanmasına yol açmıştı. Özellikle Erciş ilçesinde çok şiddetli hissedilen bu doğal afet, yüzlerce ailenin hayatını sonsuza dek değiştirdi. Aradan geçen 15 yılın ardından, depremde birinci derece yakınlarını kaybeden Kılıçarslan Koçak ve Murat Koçak, Seyyid Muhammet Mezarlığı'na giderek kaybettikleri aile bireylerinin kabirlerini ziyaret etti. Kılıçarslan Koçak, deprem günü eşini, çocuklarını, annesini ve abisini kaybettiğini belirterek, aradan geçen uzun zamana rağmen acısının hiç dinmediğini ifade etti. Her yıl dönümünde mezarlığa gelerek onları yâd ettiğini söyleyen Koçak, bu tür büyük afetlerin bir daha yaşanmaması için dua ettiğini ve hayatın tüm zorluklara rağmen bir şekilde devam ettiğini dile getirdi.
Deprem gerçeği ve tedbir çağrısı
Murat Koçak ise depremde annesini, abisini, yeğenlerini, yengelerini ve eşini kaybettiğini anlatarak, yaşadığı büyük kaybın derin izlerini paylaştı. Deprem gerçeğiyle yaşamanın zorunlu olduğunu vurgulayan Koçak, herkesin evini ve iş yerini depreme dayanıklı hale getirmesi gerektiğini hatırlattı. Toplu ölümlerin yarattığı travmanın çok daha ağır olduğunu belirten Koçak, insanların tedbir alarak yaşaması gerektiğinin altını çizdi. Kendi yaşadıkları acı tecrübenin, Kahramanmaraş merkezli depremlerde bölgeye giden yardımlara bakışlarını da şekillendirdiğini anlatan Koçak, o dönemde yaşananları bildikleri için depremzedelerin acısını yüreklerinde hissettiklerini söyledi. Türkiye'nin dört bir yanından gelen yardımların ve devletin gösterdiği çabanın önemine değinen Koçak, dayanışmanın yaraları sarmadaki gücüne dikkat çekti. Koçak kardeşlerin hikayesi, deprem kuşağında yer alan Türkiye'de hazırlıklı olmanın ve birbirine destek olmanın hayati önemini bir kez daha gözler önüne seriyor.