Tunceli'de düzenli kan bağışında bulunan 20'nin üzerinde gönüllüye, yaptıkları katkılardan dolayı madalyaları düzenlenen bir törenle takdim edildi. Türk Kızılay Tunceli Şubesi'nde gerçekleştirilen bu özel buluşmaya Kızılay Tunceli Başkanı Dr. İlksen Orhan, Elazığ Kızılay Kan Bağış Merkezi Müdürü Dr. Natik Şükürullayev ve çok sayıda düzenli bağışçı katıldı. Program kapsamında, kan bağışındaki süreklilikleri ve toplumsal dayanışmaya verdikleri destek nedeniyle 20'den fazla kişiye madalyaları verildi.
Dayanışma kültürünün önemi
Kızılay Tunceli Başkanı Dr. İlksen Orhan, etkinlikte yaptığı konuşmada Tunceli'nin yardımlaşma konusundaki hassasiyetine dikkat çekti. Orhan, farklı meslek gruplarından ve yaşam hikayelerinden gelen insanların aynı insani amaç etrafında buluşmasının çok kıymetli olduğunu ifade etti. Tunceli'nin ihtiyaç anlarında çok hızlı bir şekilde kenetlenebilen ve organize olabilen bir yapıya sahip olduğunu belirten Orhan, kan bağışının hiç tanımadığınız insanlara doğrudan ulaşmanın en somut yolu olduğunu vurguladı. Kızılay Tunceli İl Merkezi olarak kan bağışının önemini her platformda anlatmaya ve bu konuda farkındalık yaratacak çalışmalar yapmaya devam edeceklerini dile getirdi.
Kan bağışının sürekliliği
Elazığ Kızılay Kan Bağış Merkezi Müdürü Dr. Natik Şükürullayev ise kanın sadece acil durumlarda değil, her zaman ihtiyaç duyulan bir kaynak olduğunu hatırlattı. Bağışçılarla bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getiren Şükürullayev, tüm vatandaşları düzenli bağışçı olmaya davet etti. Tek bir kan bağışının üç farklı hayatı kurtarabileceğini belirten Şükürullayev, bu tür etkinliklerin bağışçılar arasındaki bağı güçlendirdiğini ifade etti.
Bağışçıların gözünden dayanışma
Madalya alan isimlerden biri olan ve 26'ncı kez kan bağışında bulunarak gümüş madalya almaya hak kazanan Serdar Çetindağ, yaşadığı mutluluğu paylaştı. Kan bağışını toplumsal dayanışmanın en saf örneklerinden biri olarak gördüğünü söyleyen Çetindağ, Kızılay'ın bu süreci yönetmedeki başarısının altını çizdi. Kendisine verilen madalyayı sadece bir ödül olarak değil, dayanışmanın kalıcı bir sembolü olarak gördüğünü belirten Çetindağ, herkesi bu anlamlı sürece dahil olmaya çağırdı. Etkinlik, bağışçıların hatıra fotoğrafları çektirmesi ve Kızılay yetkililerinin teşekkürleriyle sona erdi.