MHP lideri Devlet Bahçeli, son dönemde kulislerde konuşulan Cumhurbaşkanlığı adaylığı tartışmalarına noktayı koydu. Seçim takviminin zamanında işleyeceğini vurgulayan Bahçeli, Erdoğan’ın arkasında durduklarını yineleyerek yeni isim arayışlarını reddetti.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısının ardından gazetecilerin gündeme dair sorularını yanıtladı. Özellikle Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum’un 16 Nisan 2028 tarihini işaret eden açıklamaları ve iktidar kanadında ismi geçen potansiyel adaylar hakkındaki tartışmalar, Bahçeli’nin sert ve net çıkışıyla yeni bir boyut kazandı.
Tartışmalara son nokta: Adayımız belli
Kamuoyunda ve televizyon kanallarında Cumhurbaşkanı Erdoğan dışında farklı isimlerin adaylığı üzerine yürütülen spekülasyonlara tepki gösteren Bahçeli, bu tür arayışların doğru olmadığını belirtti. "Cumhurbaşkanımız görevdedir ve biz de onun arkasındayız" ifadesini kullanan MHP lideri, ittifakın adaylık konusundaki kararlılığını bir kez daha tescilledi.
Seçim takviminde sembolik tarih vurgusu
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum ise seçimlerin 16 Nisan 2028 Pazar günü yapılmasına dair hukuki ve sembolik gerekçelerini detaylandırdı. Uçum, bu tarihin Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçişi sağlayan referandumun yıl dönümüne denk gelmesinin, sistemin teyidi açısından stratejik bir anlam taşıdığını savundu.
Uçum, TBMM’nin seçim yenileme kararı alması durumunda, yasal süreçlerin 16 Nisan tarihini işaret ettiğini belirterek, bu seçimin hem iktidar hem de muhalefet için sistemin muhasebesi noktasında önemli bir fırsat sunacağını ifade etti.
Kulislerdeki adaylık trafiği
Bahçeli’nin bu çıkışı, AK Parti içerisinde son günlerde yaşanan adaylık tartışmalarını da gölgede bıraktı. Daha önce Şamil Tayyar’ın Berat Albayrak ismi üzerinden yaptığı öneri ve Mücahit Birinci’nin Bilal Erdoğan çıkışı gibi parti içi değerlendirmeler, Bahçeli’nin "Erdoğan dışında isim yok" mesajıyla birlikte siyasetin gündeminden düşürülmüş oldu.
Bahçeli’nin açıklamaları, MHP’nin Cumhur İttifakı’ndaki sadakatini ve 2028 seçimlerine yönelik stratejik yol haritasının, Erdoğan’ın adaylığı üzerine kurulu olduğunu bir kez daha netleştirmiş oldu.