İktidara yakınlığıyla bilinen gazeteci Fatih Atik, Selahattin Demirtaş’ın tahliyesine ilişkin yeni bir iddiayı gündeme taşıyarak Ankara’da sonbahar aylarına işaret etti.
Siyaset arenasında gözler bir kez daha eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın hukuki durumuna çevrildi. İktidar medyasında yer alan ve kulis bilgilerine dayandırılan iddialara göre, Demirtaş’ın önümüzdeki sonbahar döneminde özgürlüğüne kavuşabileceği konuşuluyor.
Ankara’nın gündemine oturan bu iddia, özellikle Demirtaş’ın tahliye olması durumunda DEM Parti yönetimindeki olası rolünün siyasi denklemi nasıl değiştireceği tartışmalarını da beraberinde getirdi.

Hukuki süreçte yeni aşama
Demirtaş’ın tutukluluk süreci, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) geçmiş yıllarda verdiği kararlarla uzun süredir uluslararası hukukun odağında yer alıyor. İlk olarak 2020 yılında ana dava kapsamında derhal tahliye çağrısında bulunan AİHM, 8 Temmuz 2025 tarihinde Kobani davasına ilişkin ikinci bir ihlal kararına daha imza atmıştı.
Türkiye’nin bu karara yaptığı itirazın reddedilmesiyle birlikte, Kasım 2025 itibarıyla hukuki süreç yeni bir boyut kazandı. AİHM’in bağlayıcı nitelikteki bu son kararı, Demirtaş’ın özgürlük sürecini yeniden siyasetin en önemli başlıklarından biri haline getirmiş durumda.
Siyasi dengeler değişir mi?
Gazeteci Fatih Atik, TGRT ekranlarında yaptığı değerlendirmede, sadece tahliye tarihine değil, tahliye sonrası oluşabilecek siyasi atmosfere de dikkat çekti. Demirtaş’ın aktif siyasete dönmesi veya DEM Parti yönetimi içerisinde üstlenebileceği bir görevin, Türkiye’nin iç siyasetinde nasıl bir karşılık bulacağı şimdiden Ankara’nın en çok merak ettiği sorular arasında yer alıyor.
Özellikle Kemal Kılıçdaroğlu'nun yakın dönemdeki açıklamalarıyla yeniden alevlenen "dokunulmazlıkların kaldırılması" tartışmaları ve Demirtaş’ın bu konudaki tutumu, tahliye sonrası yaşanacak sürecin oldukça dinamik geçeceğinin sinyallerini veriyor.