Bölgedeki 16 baro, Meclis'ten geçen düzenlemeyi barışa giden yolda önemli bir eşik olarak nitelendirirken, kalıcı çözüm için demokratikleşme ve şeffaflık vurgusu yaptı.
Mezopotamya coğrafyasında uzun yıllardır süren çatışmalı ortamın sona ermesi adına atılan adımlar hukuk camiasında yakından takip ediliyor. Adıyaman'dan Urfa'ya kadar bölgedeki 16 ilin barosu, TBMM'de kabul edilen "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun" üzerine ortak bir deklarasyon yayımladı.
Tarihi Bir Adım Olarak Nitelendirildi
Barolar tarafından yapılan ortak açıklamada, yarım asra yakın süredir devam eden çatışmaların yarattığı ağır insani ve ekonomik bedellere dikkat çekildi. Hukukçular, söz konusu yasal düzenlemeyi, silahların susması ve sorunların demokratik siyaset zeminine taşınması noktasında oldukça kıymetli bir "tarihi fırsat" olarak tanımladı. Kanunun teknik eksiklikleri bulunsa da, barışa hizmet etme potansiyeli nedeniyle ilkesel olarak desteklendiği ifade edildi.
Kalıcı Barış İçin Yol Haritası
Açıklamada, barışın sadece ceza hukuku düzenlemeleriyle inşa edilemeyeceğinin altı çizildi. Hukukun üstünlüğü, şeffaflık ve toplumsal katılımın sürecin olmazsa olmazları olduğu belirtilen metinde, şu ifadelere yer verildi:
"Kanunun uygulamada yaratabileceği belirsizliklerin giderilmesi, hükümlerin daha öngörülebilir hale getirilmesi ve eşitlik ilkesinin gözetilmesi hukuk devleti olmanın temel gereğidir. Sürecin başarıya ulaşması için toplumun tüm kesimlerinin sürece dahil edilmesi ve temel hak ve özgürlüklerin evrensel standartlarda güçlendirilmesi elzemdir."
Hukukçular, eksikliklerin giderilmesi noktasındaki beklentilerini koruduklarını belirtirken, ülkenin özlemini duyduğu huzur ortamı için bu düzenlemenin samimi bir başlangıç olmasını temenni ettiklerini vurguladı.