08 Haziran 2026, Pazartesi
Diyarbakır
Parçalı bulutlu
32°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Amed TV | Kültür Sanat | Çocuk gelinlerin dramını anlatan Doğunun Kızı raflardaki yerini aldı

Çocuk gelinlerin dramını anlatan Doğunun Kızı raflardaki yerini aldı

Gazeteci Hüseyin Arslan, son romanı Doğunun Kızı ile çocuk gelinlerin yaşadığı acı dolu gerçekliği gözler önüne seriyor.

Gazeteci Hüseyin Arslan, son romanı Doğunun Kızı ile çocuk gelinlerin yaşadığı acı dolu gerçekliği gözler önüne seriyor.

Çocuk gelinlerin dramını anlatan Doğunun Kızı raflardaki yerini aldı

Hüseyin Arslan, yıllardır bölgedeki sosyal sorunları takip eden bir gazeteci olarak bu kez kalemiyle çocuk gelinler meselesine odaklanıyor. Yazar, yeni çıkan Doğunun Kızı isimli romanıyla okurları Doğu’nun sert kışından Batı’nın yabancı evlerine uzanan zorlu bir yolculuğa çıkarıyor.

SAREY’İN DRAMI ÜZERİNDEN ANLATILANLAR

Gazeteci Arslan, romanında Sarey isimli genç bir kızın hikayesini anlatıyor. Doğu’da yoksulluk içinde büyüyen Sarey, henüz çocuk yaşta batıdaki bir şehre gelin olarak gönderiliyor. Kitap, Sarey’in isminin ve hayallerinin nasıl elinden alındığını, yaşadığı şiddet ve baskı dolu günleri okurun yüzüne çarpıyor. Yazar, bir kadının nasıl hissizleştiğini ve sonrasında yeniden ayağa kalkma mücadelesini lirik bir dille kaleme alıyor.

TOPLUMSAL YARAYA EDEBİYATLA BAKIŞ

Doğunun Kızı, sadece bir kurgu olmanın ötesine geçerek bir dönemin sosyolojik röntgenini çekiyor. Arslan, önsözünde yer verdiği "Ecel gelse götürecek bir şey bulamazdı" cümlesiyle aslında bölgedeki derin yoksulluğun altını çiziyor. İstatistiklerin ardındaki gerçek insan hikayelerini hatırlatan yazar, çocuk yaşta evlendirilen kızların yaşadığı parçalanmış hayatlara dikkat çekiyor. Roman, hem bir edebiyat eseri hem de bir toplumsal gerçeklik belgesi olarak raflarda okurlarını bekliyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız