Türkiye ekonomisinin merakla beklediği Temmuz ayı enflasyon karneleri açıklandı; resmi veriler ile bağımsız hesaplamalar arasındaki belirgin ayrışma yine gündemin ilk sırasına yerleşti.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG), Temmuz ayına ilişkin fiyat artış oranlarını kamuoyuyla paylaştı. İki kurumun açıkladığı veriler arasındaki uçurum, hayat pahalılığı tartışmalarını yeniden alevlendirdi. TÜİK, aylık enflasyonu yüzde 1.78, yıllık bazda ise yüzde 31.75 seviyesinde duyurdu. Akademisyen ve bağımsız araştırmacılardan oluşan ENAG ise aynı dönem için aylık yüzde 3.07, yıllık ise yüzde 50.49 oranında bir artış hesapladı.
Temel harcama gruplarında sert yükseliş
TÜİK verilerine göre, vatandaşın mutfağını ve barınma giderlerini doğrudan etkileyen kalemlerdeki artış hızı dikkat çekiyor. Yıllık bazda en yüksek fiyat artışlarının yaşandığı sektörlerin başında yüzde 40.32 ile konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlar geliyor. Gıda ve alkolsüz içecekler grubu yüzde 37.53’lük artışla listenin üst sıralarında yer alırken, ulaştırma kalemindeki yıllık fiyat artışı ise yüzde 30.83 olarak kayıtlara geçti.
Ekonomik göstergelerdeki bu tablo, hane halkının temel ihtiyaç maddelerine erişimindeki maliyet yükünün ağırlaştığını bir kez daha gözler önüne serdi. Özellikle temel tüketim kalemlerindeki yüksek seyir, piyasaların ve tüketicilerin enflasyon beklentilerini şekillendirmeye devam ediyor.
Piyasaların gözü diğer başlıklarda
Ekonomi dünyasında hareketlilik sadece enflasyon verileriyle sınırlı kalmadı. Akaryakıt fiyatlarına gelen yeni zamlar, ÖTV sistemindeki güncellemeler ve küresel piyasaların yönünü belirleyen Fed’in faiz kararı, yatırımcıların yakın takibinde. Öte yandan, sermaye piyasalarında Quick Sigorta’nın halka arz süreci de 29-31 Temmuz tarihleri arasında yatırımcılardan talep toplanmasıyla start aldı. Döviz kurlarının yeni haftaya nasıl bir seyirle başladığı ise piyasa aktörlerinin en çok odaklandığı konuların başında geliyor.