Diyarbakır Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndaki tabloyu mercek altına alan Diyarbakır Barosu, bir yıl süren saha çalışması sonucunda cezaevindeki çocukların sistematik bir şiddet sarmalında olduğunu belgeledi.
Diyarbakır Barosu Çocuk Hakları Merkezi, Nisan 2025 ile Nisan 2026 tarihleri arasında cezaevinde tutulan 45 çocukla gerçekleştirdiği görüşmelerin sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Hazırlanan raporda, kurum içerisindeki olumsuzlukların münferit olaylardan ibaret olmadığı, aksine sistemin kendi içinde ürettiği kronik ve yapısal bir soruna dönüştüğü vurgulandı.
Koğuşlarda "gölge" yönetim ve şiddet baskısı
Baro adına açıklamalarda bulunan Avukat Berfin Dayan, çocukların cezaevi içerisinde fiziksel ve psikolojik şiddetin yanı sıra zorbalık, çıplak arama ve mahremiyet ihlalleriyle karşı karşıya kaldığını belirtti. Raporun verilerine göre, çocukların yüzde 73,3’ü koğuşlarda cezaevi yönetimi dışında bazı "mesul kişiler" tarafından kurallar dayatıldığını ifade etti. Bu kurallara uymayan çocukların yüzde 51,1’i ise doğrudan fiziksel veya psikolojik şiddete maruz bırakıldıklarını dile getirdi.
Çıplak arama ve kelepçeli sevk iddiaları
Raporda öne çıkan en vahim iddialar arasında çıplak arama ve kelepçe uygulamaları yer aldı. Görüşülen çocukların yüzde 13,3’ü çıplak aramaya maruz kaldığını belirtirken, yüzde 20’si arama süreçlerinde mahremiyetlerinin hiçe sayıldığını aktardı. Ayrıca, çocukların yarısından fazlasının (yüzde 53,3) hastane sevki veya nakil gibi süreçlerde kelepçeli tutulduğu kaydedildi.
Temel haklara erişim engeli
Cezaevindeki fiziksel koşulların da çocukların gelişimini olumsuz etkilediği raporda geniş yer buldu. Çocukların yüzde 68,9’u koğuşların kapasitesinin üzerinde olduğunu belirtirken, yüzde 80’i ise günlük beslenme ihtiyaçlarının karşılanmadığını ve üç öğün yemek verilmediğini ifade etti. Eğitim, sağlık hizmetleri ve avukata erişim gibi temel hakların da ciddi oranda aksadığı vurgulandı.
Etkin soruşturma ve adalet çağrısı
Diyarbakır Barosu Çocuk Hakları Merkezi, tespit edilen tüm bu ihlallerin bağımsız ve şeffaf bir şekilde soruşturulması için yetkilileri göreve çağırdı. Şiddet ve kötü muamele iddialarının derhal sonlandırılmasını isteyen merkez, ceza infaz sisteminde cezalandırıcı değil, onarıcı adalet yaklaşımının benimsenmesi gerektiğini belirtti. Ayrıca, çocukların eğitim ve sağlık haklarına erişiminin önündeki engellerin kaldırılması ve bağımsız denetim mekanizmalarının ivedilikle güçlendirilmesi talep edildi.