Urartular döneminden günümüze ulaşan ve Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından coğrafi işaretle tescillenen Erciş üzümünde bağ bozumu heyecanı yaşanıyor. Küçük taneli yapısı ve kendine has ekşimsi tadıyla bölge halkının sofralarından eksik etmediği bu özel ürün, aynı zamanda pekmez yapımında da yoğun olarak kullanılıyor. Yaklaşık 2 bin 800 yıllık köklü bir geçmişe sahip olan bu üzüm türü, özellikle ilçenin Bayramlı Mahallesi başta olmak üzere pek çok farklı noktada yetiştiriliyor. 2020 yılında resmi olarak coğrafi işaretini alan Erciş üzümü için hasat dönemi, ağustos ayının son günlerinden eylül ayının sonuna kadar devam eden yoğun bir süreci kapsıyor. Bölgedeki üreticiler, çevre il ve ilçelerden gelen yoğun talebi karşılamak için büyük bir emek veriyor. Piyasada kilosu 100 TL seviyelerine kadar alıcı bulan bu değerli ürün, hem lezzetiyle hem de şifalı özellikleriyle dikkat çekiyor.
Tarihi Bağlarda Zorlu Hasat Mesaisi
Bağ bozumu çalışmalarını sürdüren üretici Osman Arı, yetiştiricilik sürecinin zorluklarına ve köklü geçmişe dikkat çekiyor. Bayramlı köyündeki bağlarının Urartu döneminden miras kaldığını belirten Arı, geçimlerini bu kadim topraklardan sağladıklarını ifade ediyor. Üzümün kalitesine vurgu yapan Arı, yaşadıkları temel sorunların başında depolama ve pazarlama eksikliklerinin geldiğini dile getiriyor. Üreticiler, ürünlerini toplu şekilde teslim edebilecekleri bir sistemin kurulmasını ve soğuk hava depolarının yaygınlaştırılmasını bekliyor. Çarşıya götürdükleri ürünlerin aracılar tarafından düşük fiyatlarla alınmasından yakınan Arı, harcadıkları emeğin karşılığını almakta zorlandıklarını belirtiyor. Manavların kendilerinden 50 ile 70 TL arasında aldığı üzümü 150 TL gibi fiyatlarla satması, üreticinin kazancını ciddi oranda düşürüyor.
Üreticiler Kooperatifleşme ve Destek Bekliyor
Yaz tatilini ailesine yardım ederek geçiren Murat Arı ise Erciş üzümünün hak ettiği değeri bulması için kooperatifleşmenin şart olduğunu savunuyor. Ailesinin yaşlı olması nedeniyle hasat ve satış süreçlerinde zorlandığını belirten Arı, gençlerin bu mirasa sahip çıkması gerektiğini vurguluyor. 2020 yılında alınan coğrafi işaret tescilinin ürünün korunması adına önemli bir adım olduğunu ancak yeterli olmadığını ifade ediyor. Şifalı özellikleri ve kaliteli şırası ile öne çıkan Erciş üzümünün, doğru bir pazarlama stratejisiyle çok daha geniş kitlelere ulaşabileceğine inanıyor. Devlet yetkililerinden beklentilerinin başında, üreticilerin bir araya gelebileceği kooperatif yapıları ve ürünün tazeliğini koruyacak soğuk hava depoları geliyor. Bu tür yatırımların, hem üreticinin emeğini koruyacağını hem de bölge ekonomisine daha fazla katkı sağlayacağını dile getiriyor. Üreticiler, bu tarihi mirasın gelecek nesillere aktarılması için daha fazla destek bekliyor.