Şanlıurfa'da yaşayan 53 yaşındaki Adile Erbil, 6 aylıkken geçirdiği kaza sonrası zihinsel engelli, epilepsi ve otizm tanısı alan oğlu Yunus Erbil'in hayatını kolaylaştırmak için 22 yıldır büyük bir fedakarlıkla mücadele ediyor. Oğlunun eğitiminden tedavisine, sosyal yaşamından hobilerine kadar her anında yanında olan anne, evladının polis olma hayalini de destekleyerek ona güç veriyor. Henüz 6 aylıkken düşme sonucu beyin sarsıntısı geçiren Yunus, yaşadığı sağlık sorunlarının ardından zorlu bir süreçle karşı karşıya kaldı. Dört çocuk annesi Erbil, eşini 5 yıl önce kaybetmesinin ardından Yunus'un bakımını ve gelişimini büyük ölçüde tek başına üstlendi. Oğlunun fizik tedavi ve hastane süreçlerinde bir an olsun yanından ayrılmayan anne, onun eğitim hayatında da en büyük destekçisi oldu. Yunus'un ortaokula kadar kaynaştırma eğitimi aldığını, ardından Karaköprü ilçesindeki özel eğitim lisesinden mezun olduğunu belirten Adile Erbil, oğlunun okuma yazma öğrenmesi ve fiziksel gelişim göstermesi için uzun yıllar rehabilitasyon merkezine birlikte gidip geldi. Oğlunun gelişimini yakından takip ettiğini anlatan Erbil, Yunus'un bugün Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi Engelliler Koordinasyon Merkezinde çeşitli etkinliklere katıldığını, Kur'an-ı Kerim okuduğunu ve namaz kıldığını söyledi. Sıra gecesi ekibinde darbuka çalan Yunus'un sosyal hayata katılmasından mutluluk duyduğunu ifade eden anne Erbil, günlük yaşamında da oğlunu yanından ayırmadığını dile getirdi.
Yol arkadaşlığı ve büyük fedakarlık
Adile Erbil, oğlunun henüz 6 aylıkken yaşadığı sağlık sorunlarının hayatlarını tamamen değiştirdiğini belirterek, bir düşme sonucu rahatsızlandığını ve ardından menenjit ile havale geçirdiğini anlattı. O an dünyasının başına yıkıldığını ifade eden anne, üç ay boyunca hastanelerde kaldıklarını ve o günden beri Yunus'un her adımıyla yakından ilgilendiğini vurguladı. Yunus'un dört kardeşin en küçüğü olduğunu hatırlatan Erbil, kardeşleri okula giderken onun da eğitim sürecine dahil olduğunu ve özel eğitim lisesinden mezun olana kadar büyük bir çaba sarf ettiklerini belirtti. Yunus'un gelişimi için 10 yıl boyunca rehabilitasyon merkezine birlikte gittiklerini anlatan Erbil, oğlunun eğitim sürecini yakından takip ettiğini ve onunla kurduğu bağı şu sözlerle özetledi: Normalde biz nereye gidersek hep Yunus'la birlikteyiz, o benim yol arkadaşım. Yunus polis kıyafetlerini çok seviyor; polis, jandarma, itfaiye, zabıta ve çevik kuvvet fark etmiyor, bütün üniformalıları seviyor. Onlar da Yunus'u seviyor. Bir hayali var, polis olmak istiyor. Ben de ona sen benim özel polisimsin diyorum.
Hayallerin peşinde bir yaşam
Yunus Erbil de başta annesi olmak üzere ailesini çok sevdiğini belirterek, boş zamanlarında müzik dinlemekten, resim yapmaktan ve darbuka çalmaktan hoşlandığını söyledi. Kur'an-ı Kerim okumayı da sevdiğini dile getiren Yunus, sıra gecesinde darbuka çaldığını ve en büyük hayalinin polis olmak olduğunu ifade etti. Anne Erbil, oğlunun sosyal hayata katılımının onun özgüvenini artırdığını ve bu tür etkinliklerin Yunus'un hayata tutunmasında büyük rol oynadığını vurguladı. Yunus'un polis üniformalarına olan ilgisi, onun toplumla kurduğu iletişimi de güçlendiriyor. Anne ve oğul, karşılaştıkları tüm zorluklara rağmen birbirlerine olan bağlılıklarıyla örnek bir yaşam sürüyor. Yunus'un gelecekteki hayalleri ve annesinin ona sunduğu destek, bu ailenin 22 yıllık mücadelesinin en somut göstergesi olmaya devam ediyor.