Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Sekreterliği, gazetecilerin Meclis'e girişinde yaşandığı öne sürülen çanta krizi ve arama uygulamalarına ilişkin kamuoyunda gündeme gelen iddialara yazılı açıklamayla yanıt verdi.
Tartışma, Gazeteci Rengin Azizoğlu'nun üzerinde Kürtçe "Özgür Basın, Özgür Toplum" anlamına gelen "Çapemenîya Azad Civaka Azad" yazısının bulunduğu çantanın Meclis yerleşkesine alınmaması ve ardından bazı kadın gazetecilerin uygunsuz arama uygulamalarına maruz kaldığı yönündeki açıklamalarla gündeme geldi.

TBMM: Güvenlik prosedürleri yıllardır aynı şekilde uygulanıyor
TBMM Genel Sekreterliği tarafından yapılan açıklamada, Meclis yerleşkesine girişlerde uygulanan güvenlik prosedürlerinin TBMM Güvenlik Yönetmeliği çerçevesinde yürütüldüğü belirtildi.
Açıklamada, ziyaretçilerin hangi siyasi partinin grup toplantısına katıldığı ya da kimi ziyaret ettiğinin önem taşımadığı, tüm ziyaretçilerin aynı güvenlik uygulamalarına tabi tutulduğu ifade edildi.
Genel Sekreterlik açıklamasında şu ifadelere yer verildi:
"Parlamento muhabiri olmayan basın mensupları geçici basın kartı verilerek ve dedektörden geçirilerek yerleşkeye kabul edilmektedir. Güvenlik prosedürü 2012 yılından bu yana aynı şekilde uygulanmaktadır. DEM Parti grup toplantısında dile getirilen iddialar gerçeği yansıtmamaktadır."
Tuğçe Tatari: Görüntüleri yayınlasınlar
TBMM'nin açıklamasının ardından gazeteci Tuğçe Tatari de sosyal medya hesabından değerlendirmede bulundu.
Tatari, yaşananların bir insan hakları ihlali olduğunu belirterek, "Mecliste çıplak arama girişimine maruz kalmak ve ardından bunu ispatlamak durumunda bırakılmak kabul edilemez. Bir yalanlama yapılacaksa görüntüleri yayınlasınlar; bakalım kim yalan söylüyor" ifadelerini kullandı.
Tatari daha önce kaleme aldığı yazısında, gazeteci Rengin Azizoğlu'nun taşıdığı Dicle Fırat Gazeteciler Derneği logolu çantanın üzerindeki Kürtçe ifadeler nedeniyle içeri alınmadığını, güvenlik görevlilerinin çantayı "slogan içerdiği" gerekçesiyle kabul etmediğini aktarmıştı.

DEM Parti'den inceleme çağrısı
Konu, DEM Parti'nin Meclis grup toplantısında da gündeme geldi.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, gazetecilere yönelik uygulamaların kabul edilemez olduğunu belirterek, "İnsan onurunu zedeleyen bu davranış hakkında gerekli inceleme Meclis Başkanlığı tarafından acilen başlatılmalıdır" çağrısında bulundu.
TBMM'nin açıklaması ile gazetecilerin iddiaları arasındaki tartışma sürerken, kamuoyunda gözler olaya ilişkin güvenlik kamerası kayıtları ve olası inceleme süreçlerine çevrildi.