Milyonlarca öğrencinin 14 Eylül’de dersbaşı yapacağı yeni eğitim yılı öncesinde DEM Parti’den eğitim sistemine ilişkin kapsamlı bir açıklama geldi.
DEM Parti Eğitim Politikaları Komisyonu, Türkiye’nin yeni döneme eğitimde derinleşen eşitsizliklerle girdiğini belirterek anadilinde eğitim, öğretmenlerin çalışma koşulları ve eğitim kararlarına katılım konusunda düzenleme yapılmasını istedi.
“Eğitim makbul yurttaş yaratma aracına dönüşmemeli”
Türkiye’nin toplumsal, kültürel, dilsel ve inançsal açıdan çoğulcu bir yapıya sahip olduğu belirtilen açıklamada, eğitim sisteminin merkezi, tek tip ve hiyerarşik bir anlayışla yürütüldüğü savunuldu.
Eğitimin sorgulayan, düşünen, üreten ve demokratik yaşama katılan bireylerin gelişimini esas alması gerektiğini belirten komisyon, öğretmen ile öğrenci arasındaki ilişkinin itaat yerine karşılıklı öğrenme ve dayanışmaya dayanması gerektiğini ifade etti.
Açıklamada eğitimin, devletin tanımladığı “makbul yurttaş” anlayışını yeniden üretme aracına dönüşmemesi istendi.
Okullarda barış ve eşit yurttaşlık çağrısı
DEM Parti, okullarda barış, demokrasi, eşit yurttaşlık ve birlikte yaşam değerlerinin anlatılması ve geliştirilmesi gerektiğini belirtti.
Partinin açıklamasında, “Barış ezberletilmez; düşünülür, tartışılır ve birlikte kurulur” ifadeleri kullanıldı.
Eğitimin demokratik toplumun kurucu alanlarından biri olduğu savunularak öğrencilerin farklı kimliklere, kültürlere ve inançlara eşit yaklaşan bir sistem içerisinde yetiştirilmesi gerektiği kaydedildi.
Kürtçe ve diğer diller için düzenleme istendi
Anadilinde eğitimin demokratik bir hak olduğu belirtilen açıklamada, Kürtçe başta olmak üzere farklı dillerin eğitimde kullanılmasının önündeki engellerin kaldırılması talep edildi.
Farklı kimliklerin, kültürlerin ve inançların eşit biçimde var olabildiği çoğulcu bir eğitim sistemi kurulması gerektiği ifade edildi.
DEM Parti, öğrencilerin dilsel ve kültürel farklılıklarının bir sorun olarak değil, eğitim sisteminin doğal bir parçası olarak görülmesini istedi.
Öğretmenlerin mesleki özerkliği vurgulandı
Açıklamada öğretmenlerin güvenceli biçimde istihdam edilmesi, insanca yaşam koşullarına sahip olması ve sendikal haklarının korunması gerektiğine dikkat çekildi.
Öğretmenlerin yalnızca belirlenen programları uygulayan kişiler olarak görülmemesi gerektiği belirtilerek eğitim politikalarının hazırlanması ve yürütülmesinde söz sahibi olmaları istendi.
Mesleki özerkliğin ve sürekli gelişim olanaklarının güvence altına alınması da açıklamada sıralanan talepler arasında yer aldı.
Eğitim kararlarına katılım genişletilmeli
DEM Parti, eğitimin demokratikleşmesi için öğretmenlerin, öğrencilerin, velilerin, sendikaların, üniversitelerin, yerel yönetimlerin ve diğer eğitim bileşenlerinin karar süreçlerine katılımının güçlendirilmesini istedi.
Yerel yönetimlerin okul öncesi eğitim, öğrenci beslenmesi, ulaşım, kültür, sanat ve erişilebilirlik alanlarında sorumluluk üstlenmesi gerektiği belirtildi.
Parti, yeni eğitim yılında fırsat eşitsizliklerinin azaltıldığı, farklı dillerin ve kimliklerin kendisini eşit biçimde ifade edebildiği bir eğitim düzeni oluşturulması çağrısında bulundu.