Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin yürütülen soruşturmada 6 yıl sonra yaşanan gelişmeler, dosyanın kapsamına dair tartışmaları yeniden alevlendirdi. Soruşturmada bazı şüpheliler hakkında işlem yapılırken, dönemin üst düzey idari ve siyasi sorumlularına yönelik herhangi bir adım atılmaması kamuoyunda tepkiye yol açtı.
Bu durum, “Koruma kalkanı mı var?” sorusunu yeniden gündeme taşıdı.
“Adalet neden gecikti?”
Soruşturmanın yıllarca ilerlememesi ve bazı kritik soruların yanıtsız kalması, dosyanın en çok tartışılan başlıklarından biri oldu.
Kamuoyunda, “Bu süreç neden 6 yıl bekletildi?” ve “Kimler korunuyor?” soruları öne çıkarken, özellikle bürokrasi ve siyaset bağlantılı iddialar dikkat çekiyor.
Meclis’te onlarca önerge, sonuç yok
Dosyaya ilişkin yıllar içinde Meclis’e çok sayıda soru ve araştırma önergesi sunuldu. Ancak bu önergelerin büyük bölümüne yanıt verilmediği ve herhangi bir araştırma komisyonu kurulmadığı ifade edildi.
Bu tablo, sürecin şeffaflığına yönelik eleştirileri artırdı.
“Birkaç isimle dosya kapatılamaz”
Gülistan Doku’nun ailesi ve arkadaşları, soruşturmanın sınırlı sayıda isimle yürütülmesine tepki gösterdi.
Aile ve öğrenciler, olayın arka planının tamamen aydınlatılması gerektiğini vurgulayarak, “Tüm sorumlular ortaya çıkarılmalı” çağrısında bulundu.
“Bu sadece bir cinayet değil”
Üniversite öğrencileri de sürece ilişkin açıklamalarında, olayın yalnızca bireysel bir suç olarak değerlendirilemeyeceğini ifade etti.
Açıklamalarda, kamu gücünün kötüye kullanıldığı iddialarına dikkat çekilirken, “Bu şebeke kaç kişi?” sorusu öne çıktı.
Yeni iddialar ve genişleyen tartışma
Dosyada, bürokrasi ve siyaset bağlantılı yeni iddialar da gündeme gelmeye devam ediyor.
Bazı açıklamalarda, soruşturmanın daha geniş bir çerçevede ele alınması ve geçmişte görev yapan yetkililerin de süreçte değerlendirilmesi gerektiği dile getirildi.