Diyadin’de İlçe Müftülüğü’nün camilerdeki vaaz ve hutbelerin yalnızca Türkçe yapılmasına yönelik talimatı, bölgede yeni bir tartışmayı beraberinde getirdi. Kararın, özellikle Kürtçe konuşan cemaatin yoğun olduğu yerleşimlerde nasıl uygulanacağı merak konusu oldu.
Talimat WhatsApp üzerinden iletildi
İlçe Müftülüğü’nün aldığı karar, din görevlilerinin bulunduğu bir mesajlaşma grubu üzerinden duyuruldu.
Talimat kapsamında, camilerde verilen tüm vaaz ve hutbelerin istisnasız şekilde Türkçe yapılması istendi. Yetkililer, bu kararın bazı yurttaşlardan gelen “vaazların anlaşılmadığı” yönündeki şikâyetler üzerine alındığını belirtti.
Ayrıca, özellikle kırsal camilerde dahi cemaat içinde Türkçe bilen tek bir kişinin bulunması halinde vaazın Türkçe yapılması şartı getirildi.
Sahadaki tabloyla çelişen uygulama
Bölgede görev yapan bazı imamlar ise kararın pratikte ciddi sorunlar doğurabileceğini ifade ediyor.
İsmini vermek istemeyen din görevlileri, cemaatin önemli bir kısmının günlük yaşamda Kürtçe konuştuğunu ve Türkçe vaazların yeterince anlaşılmadığını dile getirdi.
İmamlar, dini anlatımın etkili olabilmesi için anadilin önemli olduğunu vurgulayarak, bu tür sınırlamaların ibadetin amacına ulaşmasını zorlaştırabileceğini savundu.
Dil, erişim ve dini hizmet tartışması
Uzmanlara göre mesele yalnızca bir dil tercihi değil; aynı zamanda dini bilginin topluma nasıl ulaştırıldığıyla da ilgili.
Anlaşılabilirlik, katılım ve dini iletişim gibi başlıklar, bu tür kararların sahadaki etkisini belirleyen temel unsurlar arasında yer alıyor.
Gözler sürecin nasıl işleyeceğinde
Diyadin’de alınan bu kararın ardından uygulamanın nasıl şekilleneceği ve cemaatin tepkisinin ne olacağı yakından izleniyor.
Kararın, benzer sosyokültürel yapıya sahip diğer bölgelerde de tartışma yaratabileceği değerlendiriliyor.