Kıbrıs Barış Harekatı'nda yaralanarak gazi olan Süryani papaz Habib Önder, vatan savunmasında din, dil ve ırk ayrımı gözetmeksizin görev yaptıklarını söyledi. Nusaybin ilçesinin Üçköy Mahallesi'nde dünyaya gelen Habib Önder, askerlik görevini Sivas ve Sarıkamış'ta dağcı komando olarak tamamladı. Kıbrıs Barış Harekatı sırasında cepheye sevk edilen Önder, çatışmalar esnasında sol kolundan yaralandı. Cerrahi müdahalenin riskli olması nedeniyle o günlerden kalan iki şarapnel parçasını hala kolunda taşıyan Önder, yaşadığı o zorlu günleri unutamıyor.

Cephede omuz omuza mücadele
Almanya'nın Stuttgart şehrinde papazlık görevini sürdüren Önder, ziyaret için geldiği memleketindeki Mor Gabriel Manastırı'nda düzenlenen ayini yönetti. Cephede herhangi bir ayrım gözetmeden mücadele ettiklerini belirten Önder, Türkiye'de bir Süryani ve Hristiyan din adamı olarak gazilik unvanına sahip olmanın gururunu yaşıyor. Önder, Türkiye'de gazilere gösterilen büyük saygıdan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, devlet yetkililerinin kendisine her zaman minnet duygularıyla yaklaştığını ifade ediyor. Papaz olarak gördüklerinde insanların bazen şaşkınlık yaşadığını belirten Önder, 17 Süryani arkadaşıyla birlikte hiçbir ayrım yapmadan bölükleriyle beraber vatan için savaştıklarını vurguluyor.

Memleketimiz hepimizin ortak bahçesi
Memleket ve toprak için mücadele etmenin tarif edilemez bir duygu olduğunu belirten Önder, Türkiye'yi rengarenk çiçeklerin ve ağaçların bulunduğu bir bahçeye benzetiyor. Herkesin inancının kendine olduğunu ve bu topraklarda herkesin ibadetini hür bir şekilde yapması gerektiğini savunan Önder, kardeşlik vurgusu yapıyor. Dini inançların ötesinde bu vatanın hepimize ait olduğunu belirten gazi papaz, bu birlik ve beraberlik ruhunun gelecekte de aynı şekilde devam etmesi gerektiğini ifade ediyor. Önder, farklılıkların bir zenginlik olduğunu ve bu çeşitliliği kabullenerek yaşamanın önemini her fırsatta dile getiriyor.





