Diyarbakır'da vahşi bir cinayete kurban giden küçük Narin Güran'ın babası Arif Güran, kızının faillerinin bulunması ve adaletin yerini bulması talebiyle Ankara'ya doğru yürüyüş başlattı. Bağlar ilçesi kırsal Tavşantepe Mahallesi'nde 8 Eylül 2024 tarihinde cansız bedeni bulunan Narin Güran'ın ardından baba Arif Güran, kızının mezarı başında yaptığı açıklamayla bu zorlu yolculuğa adım attı. Güran, kızının hakkını aramak için çıktığı bu yolda, Narin için değil yollara, ölmeye bile hazır olduğunu belirterek kararlılığını dile getirdi.

Adalet arayışı için yollara düştü
Arif Güran, kızının hakikatini savunan binlerce insan olduğuna inandığını ve bu yürüyüşün sadece kendisinin değil, adalet isteyen herkesin sesi olduğunu ifade etti. Yürüyüşünün temel sloganını 'Narin için adalet' olarak belirleyen baba, fiziksel olarak bu yolculuğun yaklaşık iki ay sürebileceğini öngördüğünü paylaştı. Ancak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kendisini çağırması durumunda, yürüyüşünü hemen sonlandırıp doğrudan Ankara'ya gideceğini ve yetkililerle görüşeceğini belirtti. Güran, kızının kaybının ardından yaşadığı acının, onu bu uzun ve meşakkatli yolu yürümeye mecbur bıraktığını vurguladı.

Cumhurbaşkanına sesini duyurmak istiyor
Aile avukatlarından Onur Akdağ ise Arif Güran'ın başlattığı bu girişimin, bireysel bir adalet mücadelesi olduğunu açıkladı. Avukat Akdağ, bu yürüyüşün asıl amacının sadece bir yere varmak ya da yolu tamamlamak değil, doğrudan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a sesini duyurmak olduğunu belirtti. Arif Güran'ın iki yıldır yaşadığı zorluklara ve gurbet hayatına dikkat çeken Akdağ, bu adalet mücadelesinin yeniden başlatıldığını ve muvaffak olmayı umut ettiklerini ifade etti. Konuşmaların ardından yakınlarıyla vedalaşan Arif Güran, üzerinde Türk bayrağı ve kızının fotoğrafı bulunan bir tişört giyerek, sırt çantasıyla birlikte Ankara yoluna koyuldu. Güran'ın bu yürüyüşü, Narin Güran cinayetinin aydınlatılması ve sorumluların cezalandırılması konusundaki toplumsal beklentiyi de yeniden gündeme taşıdı.





