Kürtçe Gönüllüleri Birliği (DİLKURD), UNESCO tarafından ilan edilen 21 Şubat Dünya Anadili Günü dolayısıyla Türkçe ve Kürtçe (Kurmancî) dillerinde bir basın açıklaması yayımladı.

Açıklamada, anadilinin yalnızca iletişim aracı olmadığı; aynı zamanda toplumsal hafıza ve kültürel mirasın temel unsurlarından biri olduğu ifade edildi. Dil çeşitliliğinin korunmasının toplumsal barış ve karşılıklı saygı açısından önemli olduğu vurgulandı.

“DİL, BİR HALKIN HAFIZASIDIR”

Metinde, Dünya Anadili Günü’nün tarihsel arka planına değinilerek Bangladeş’teki Bengal dili hareketine atıfta bulunuldu. Açıklamada şu ifadeler yer aldı:

"Anadiller, yalnızca bir iletişim aracı değil; bir halkın hafızası, kültürü, edebiyatı ve toplumsal birikiminin taşıyıcısıdır. Bir dilin yaşaması, o dilin taşıdığı tarihsel ve kültürel mirasın da yaşaması anlamına gelir. Bu nedenle anadilinin korunması, insanlığın ortak kültürel zenginliğinin korunmasıyla doğrudan ilişkilidir."

KÜRTÇENİN KORUNMASINA VURGU

Birlik, Kürtçenin tüm lehçeleri ve dilsel çeşitliliğiyle korunması gerektiğini belirtti. Açıklamada, dil konusuna kapsayıcı bir perspektifle yaklaşıldığı ifade edilerek şu değerlendirme paylaşıldı:

"Kürtçenin bütün lehçeleri ve dil çeşitliliğiyle birlikte bir kültürel miras değeri olduğuna inanıyoruz. Dil çeşitliliğinin korunması, farklı lehçe ve konuşur topluluklarının hassasiyetlerini gözeten çoğulcu bir anlayışı gerektirir"

ANAYASAL VE HUKUKİ GÜVENCE TALEBİ

Metinde, anadil hakkının evrensel kültürel haklar kapsamında temel bir değer olduğu belirtilerek, anayasal ve hukuki güvence talebi dile getirildi. Bu kapsamda şu ifadeler kullanıldı:

"Anadilinin öğrenilmesi, yaşatılması ve kamusal hayatta görünürlüğünün artması; kültürel sürdürülebilirlik, akademik gelişim ve toplumsal uyum açısından önemli katkılar sunar. Bu çerçevede, anadillerin anayasal ve hukuki teminat altına alınması, çok dilliliğin teşvik edilmesi ve kültürel çalışmaların desteklenmesi; demokratik toplumlarda yapıcı adımlar olarak görülmektedir."

KURUMLARA VE TOPLUMA ÇAĞRI

Açıklamanın sonunda akademik çevrelere, sivil toplum kuruluşlarına ve kültürel kurumlara çağrıda bulunularak, dil çeşitliliğinin korunmasına yönelik çalışmaların desteklenmesi istendi.

Metin, anadillerin korunmasının yalnızca belirli bir topluluğun değil, insanlığın ortak kültürel mirasının korunması anlamına geldiği vurgusuyla tamamlandı.

Kaynak: RUDAW