TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, çözüm sürecine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Malatya'da İnönü Üniversitesi 2026-2027 Akademik Yıl Açılış Töreni'ne katılan Kurtulmuş, yeni süreçle ilgili "Cumhuriyet tarihimizin birinci asrının en önemli sorununu çözmek için başladığımız bu süreç önümüze yeni bir sorumluluk getiriyor. Bu büyük projede şimdiye kadar emeği geçen herkesi yürekten tebrik ediyorum" dedi.
AÇIK VE ŞEFFAF ŞEKİLDE YÜRÜYOR
Sürecin açık ve şeffaf şekilde yürütüldüğünü belirten Kurtulmuş, geçmişte Turgut Özal, Necmettin Erbakan, Süleyman Demirel ve Bülent Ecevit dönemlerinde de sorunun çözümüne yönelik girişimlerde bulunulduğunu ancak sonuç alınamadığını hatırlattı. Bugünkü sürecin önemli dayanaklarından birinin devlet aklıyla millet vicdanının buluşması olduğunu ifade eden Kurtulmuş, TBMM'deki komisyon çalışmalarında bir gazinin yaşadıklarını anlatarak sürece destek verdiğini aktardı.
"GÖNÜLLERİNİ AYIRAMADILAR"
Konuşmasında tarihi süreçte bölgenin sınırlarla parçalanmasına da değinen Kurtulmuş, Osmanlı'nın son dönemlerinden itibaren yaklaşık 150 yıllık süreçte emperyalist projelerle coğrafyanın küçük parçalara ayrıldığını söyledi. Sykes-Picot Anlaşması üzerinden bölge halklarının birbirinden ayrıştırılmaya çalışıldığını ifade eden Kurtulmuş, "Bu bölgenin halklarını sınırlarla ayırdılar ama gönüllerini ayıramadılar. Türk'ü Kürde, Kürt'ü Türk'e, Kürt'ü Araba düşman edemediler ve edemeyeceklerdir" dedi.
"BÖLGENİN GELECEĞİNİ İLGİLENDİRİYOR"
Süreç hedefinin yalnızca bir yasa çıkarma veya siyasi partilerin gündemi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Kurtulmuş, "Bu mesele sadece Türkiye'nin geleceği değil, bütün bölgenin geleceğini ilgilendiren fevkalade hayati bir meseledir. Cumhuriyet tarihimizin en ağır meselesi buydu. İkinci asrının da en önemli projesi bu olacaktır ve inşallah başaracağız" diye konuştu.

TARİHİ SÜRECE VURGU
Kurtulmuş'un açıklamaları, çözüm sürecinin geldiği aşamayı ve hükümetin sürece bakış açısını ortaya koyması açısından dikkat çekti. Meclis Başkanı'nın devlet aklı ile millet vicdanının buluşması vurgusu, sürecin toplumsal tabanını genişletme hedefini de gözler önüne serdi.