Muş Devlet Hastanesinde tedavi gören diyaliz hastaları, Organ Bağışı Haftası dolayısıyla organ bağışının hayati önemine dikkat çekti. Organ bağışına yönelik farkındalık oluşturmak amacıyla hastanede çeşitli bilgilendirme çalışmaları gerçekleştirildi. Bu çalışmalar kapsamında Organ ve Doku Nakli Koordinatörü Ebru Karaağaç Çelik, diyaliz ünitesinde tedavi gören hastaları ziyaret etti. Hastalarla yakından ilgilenen Çelik, organ bağışının önemi ve hastanede bu alanda yürütülen çalışmalar hakkında detaylı bilgiler verdi. Gerçekleştirilen ziyarette organ ve doku bağışının nakil bekleyen hastalar için taşıdığı kritik önem vurgulanırken, organ bağışı konusunda toplumsal farkındalığın artırılmasının gerekliliği üzerinde duruldu.
Organ bağışı hayat kurtarıyor
Organ bağışının hayat kurtaran yönüne dikkat çeken Çelik, vatandaşların organ bağışı konusunda bilinçlenmesi için çalışmalarını yürüttüklerini ifade ederek, 3-9 Kasım tarihleri arasında Organ Bağışı Haftası'nın anıldığını hatırlattı. Organ bağışının, kişinin kendi iradesiyle organlarını başkalarının tedavisinde kullanılmak üzere bağışlaması olduğunu belirten Çelik, bugün Türkiye genelinde 33 binin üzerinde insanın organ beklediğini vurguladı. Herkesi organ bağışı konusunda duyarlı olmaya davet eden Çelik, bu konuda atılacak her adımın bir hayatın kurtulmasına vesile olabileceğini ifade etti.
Hastaların zorlu yaşam mücadelesi
Diyaliz tedavisi gören hastalardan Nasır Erat, organ bağışının önemine vurgu yaparak, daha fazla kişinin bu konuda duyarlı olması gerektiğini söyledi. Dört yıldır diyaliz tedavisi gördüğünü belirten Erat, organ nakli bekleyen ve bu konuda mağduriyet yaşayan binlerce insan olduğunu hatırlattı. İnsanlara yardımcı olmanın ve onların yeniden sağlığına kavuşmasına vesile olmanın çok değerli olduğunu ifade eden Erat, organ bağışına gerçekten büyük bir ihtiyaç duyulduğunu dile getirdi. Diyaliz tedavisi gören bir diğer hasta Kazım Eriz ise yaşadığı zorlukları anlatarak vatandaşları organ bağışı konusunda duyarlı olmaya davet etti. Eriz, haftanın üç günü, dört saat boyunca diyalize girdiğini ve bu sürecin oldukça zor geçtiğini belirtti. Tedavi sırasında tansiyon düşmesi ve mide bulantısı gibi sorunlar yaşadığını anlatan Eriz, insanların hastalanmadan önce bu sürecin ne kadar zor olduğunu anlayamadığını ifade etti. Günde dört saat makineye bağlı yaşadığını ve tedaviden sonra ancak kendine gelebildiğini söyleyen Eriz, ertesi gün yeniden makineye bağlanmanın fiziksel ve psikolojik olarak yıpratıcı olduğunu vurguladı. Bu zorlu süreçten kurtulmanın yolunun organ bağışından geçtiğini belirten Eriz, herkesi bu konuda daha duyarlı olmaya çağırdı.