DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, İstanbul'da Alevi toplumuyla bir araya geldi. Kazım Karabekir Cemevi'nde düzenlenen buluşmada Alevi dedeleri ve temsilcileriyle görüşen Hatimoğulları, barış sürecinden Alevi toplumunun taleplerine kadar birçok konuda dikkat çekici açıklamalarda bulundu.
ALEVİ TEMSİLCİLERİYLE BULUŞMA
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, İstanbul'da Kazım Karabekir Cemevi'ni ziyaret ederek Alevi dedeleri ve temsilcileriyle bir araya geldi. Ziyarette, Türkiye'de başta Alevi canlarının yaşadığı sorunlar olmak üzere demokrasi ve özgürlüklerle ilgili meseleler ele alındı. Ortak bir mücadeleyle bu sorunların nasıl aşılabileceği üzerine görüş alışverişinde bulunuldu.
"HAK KAPISI MÜCADELE İLE KAZANILDI"
Hatimoğulları, "Hak kapısı bugüne kadar hep mücadeleyle kazanıldı" diyerek, bütün hakların mücadele edilerek kazanılması gereken bir dönemde olunduğunu ifade etti. Türkiye'de bir barış süreci ve demokratik toplum inşası sürecinin içinde olunduğunu belirten Hatimoğulları, Alevi canlarının tarih boyunca yaşadığı sıkıntıların hepimizin malumu olduğunu söyledi.
EKONOMİK KRİZ VE SUSTURULAN MUHALEFET
Türkiye'de derin bir ekonomik kriz, işsizlik ve yoksulluk olduğunu vurgulayan Hatimoğulları, "İnsanlar evine götürecek bir sıcak ekmek dahi bulamaz bir hale gelmiş durumda" dedi. Basın özgürlüğüne de değinen Hatimoğulları, muhalefetin susturulmaya çalışıldığını belirterek, basın emekçilerinin haklarını savunmak için alanlarda olduğunu hatırlattı.
"İKİ YILDIR KAN DÖKÜLMÜYOR"
Barış sürecinin önemine dikkat çeken Hatimoğulları, "2 yıldır bu topraklarda kan dökülmüyor. İki yıldır ne bir Kürt genci ne bir Türk genci yaşamını kaybetmiyor. Bu bizim bu dönemdeki gerçekten en büyük kazanımımız" diye konuştu. Barışın kazanma veya kaybetme denklemiyle değil, karşılıklı rıza ve ortak yaşamı inşa etmekle mümkün olacağını belirtti.
"BİRİ KÜRT SORUNU, BİRİ ALEVİ SORUNU"
Süreç yürütülürken Alevi toplumunun rızalığının alınmasının çok değerli olduğunu vurgulayan Hatimoğulları, Alevi toplumunun "Sadece Kürt sorunu mu çözülecek?" sorusuna da yanıt verdi. Hatimoğulları, "Bu ülkenin iki kanayan yarası biri Kürt sorunu, biri Alevi sorunu. Bu sorunlar çözülmediği sürece Türkiye'de gerçek bir barıştan, gerçek bir demokrasiden söz etmek hakikaten son derece zor" ifadelerini kullandı.
SURİYE'DEKİ ALEVİ KATLİAMLARI
Antakya Samandağı'ndan olduğunu ve Arap Alevi olduğunu belirten Hatimoğulları, Suriye'de yaşanan katliamlara da değindi. İştibrak'ta ve 2025'in Mart ayında yaşanan katliamlarda hayatını kaybeden Alevileri saygıyla andığını belirten Hatimoğulları, orada hala Alevilere, Dürzilere ve Hristiyanlara yönelik kırım politikası olduğunu söyledi.
"BARIŞI ALEVİLERLE KONUŞMADAN İNŞA EDEMEZSİNİZ"
Barış ve Demokratik Toplum Süreci'ne ilişkin de konuşan Hatimoğulları, Meclis'te kurulan komisyonda Alevi temsiliyetlerinin dinlenmediğini belirterek, "Alevilerle konuşmadan barışı inşa edemezsiniz" dedi. Toplumla konuşulmayan barışın hakiki bir barış olmaktan uzaklaşacağını vurgulayan Hatimoğulları, Alevilerin bu sürecin hiçbir zaman izleyicisi olmadığını ve olmaması gerektiğini söyledi.
"ÇERÇEVE YASA YETERSİZ"
Çerçeve yasa ile Meclis İzleme Kurulu oluşturulacağını hatırlatan Hatimoğulları, sadece siyasi partilerin temsiliyetiyle bu sürecin ilerletilmesinin zor olduğunu belirtti. Demokratik kitle örgütleri, sivil toplum örgütleri, kadın hareketi ve insan hakları savunucularının da içinde olduğu alt komisyonlar kurulması gerektiğini ifade etti.
"CEZAEVİ VE KAYYIM ELEŞTİRİSİ"
Alevi canlarının sürece ilişkin kaygılarını da dile getiren Hatimoğulları, muhalefete, belediyelere, basına, aydınlara ve akademisyenlere yönelik baskılara dikkat çekti. Kayyım atamalarına da değinen Hatimoğulları, "Foncular bu ülkeyi soyup soğana çevirmişler. İçinde aktif milletvekillerinin, bürokratların olduğu söyleniyor. İsim niye açıklanmıyor?" diye sordu.
"CEMEVLERİ İNANÇ MERKEZİDİR"
Alevi toplumunun en temel taleplerine de değinen Hatimoğulları, Cemevlerinin Alevilerin inanç merkezi olarak kabul edilmesi gerektiğini belirterek, "Alevilik Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın kenar süsü olacak bir kültürel motif değil, Alevilik bir inançtır" dedi. Cemevlerinin bulunduğu mekanların resmi olarak inanç merkezlerine tahsis edilmesi çağrısında bulundu.
"EĞİTİM DİNSELLEŞTİRİLMEMELİ"
Alevi canlarının en büyük şikayetlerinden birinin eğitimin tek yönlü dinselleştirilmesi olduğunu söyleyen Hatimoğulları, eğitimin bilimsel olması ve anadilinde eğitim hakkının sağlanması gerektiğini ifade etti. Cumhuriyetin 103. yıl dönümüne de değinen Hatimoğulları, "Cumhuriyet 86 milyon yurttaşımızın ortak evi olmalı. Kimseyi inkar etmemeli" dedi. Alevilerin, cumhuriyeti demokratikleştirmek için en önemli yapı taşlarından biri olduğunu sözlerine ekledi.