Başkentte düzenlenen geniş çaplı operasyonlarda gözaltına alınan 103 kişi, mahkeme kararıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi. Aralarında akademisyen, gazeteci ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin bulunduğu grup hakkında verilen karar, hukuk çevrelerinde geniş yankı uyandırdı.
Ankara Valiliği’nin NATO Zirvesi öncesinde aldığı güvenlik önlemleri ve yasak kararları, kentte hareketli günlerin yaşanmasına neden oldu. 23 ve 24 Haziran tarihlerinde gerçekleştirilen operasyonlarda, emniyet güçleri çok sayıda adrese eş zamanlı baskın düzenledi. Operasyonlar sonucunda 225 kişi gözaltına alınarak emniyete götürüldü.
Adli süreç ve tutuklama kararları
Emniyet ve jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 135 kişiden 6’sı savcılık sorgusunun ardından serbest bırakıldı. Tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edilen 129 kişiden 103’ü hakkında tutuklama kararı verilirken, 26 kişi ise ev hapsi şartıyla serbest bırakıldı.
Tutuklanan isimler arasında Doç. Dr. Emel Memiş, gazeteci Yıldız Tar, TEMA Vakfı Ankara Temsilcisi Nevzat Özer, Umut-Sen Sözcüsü Burcu Arıkan, Halkevleri GYK üyesi Hediye Yıldırım ile avukatlar Semra Demir ve Kürşat Bafra gibi kamuoyunun yakından tanıdığı isimler yer aldı.
Mahkemenin gerekçeleri
Sulh ceza hakimliğinin tutuklama gerekçesinde, şüphelilerin “Türkiye’yi terörle anılan bir ülke konumuna düşürme gayreti içinde terör eylemleri gerçekleştirebileceği” iddiası öne çıktı. Kararda ayrıca, suçun katalog suçlar kapsamında olması, delillerin henüz tam olarak toplanmamış olması ve kaçma şüphesi gibi unsurların adli kontrol tedbirlerini yetersiz kıldığı belirtildi.
Akademisyenden sert tepki
Tutuklanan isimlerden Doç. Dr. Emel Memiş, mahkemedeki ifadesinde hakkındaki iddiaları kesin bir dille reddetti. Bilim insanı olduğunu vurgulayan Memiş, "Devletim ve milletim için çalışan biriyim. İçişleri Bakanlığı ve AK Parti Kadın Kolları dahil birçok kuruma eğitimler verdim. Bu ithamlar benim için çok ağır ve tamamen asılsızdır" ifadelerini kullandı.
NATO Zirvesi öncesinde yaşanan bu toplu tutuklamalar, başkentteki güvenlik atmosferinin zirve noktasına ulaştığını gösterirken, gözler şimdi hukuk sürecinin nasıl ilerleyeceğine çevrildi.