Orta Doğu’daki savaş ve enerji krizi küresel piyasaları sarsmaya devam ediyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’la yürütülen ateşkes sürecine dair “yoğun bakımda” değerlendirmesi yapması ve Tahran yönetiminin son barış teklifini reddetmesi, petrol fiyatlarında sert yükselişe neden oldu. Küresel enerji sevkiyatının kritik noktası olan Hürmüz Boğazı’ndaki risklerin büyümesi, piyasalarda yeni bir enflasyon dalgası endişesini beraberinde getirdi.
Brent petrol 105 doları aştı
Petrol piyasalarında yükseliş ivmesi hız kazandı. Brent petrol, önceki seansta yüzde 2,9 değer kazanmasının ardından varil başına 105 dolar seviyelerinde işlem görmeye başladı. ABD tipi ham petrol (WTI) ise 99 dolar sınırına dayandı.
Uzmanlar, İran ile ABD arasındaki gerilimin derinleşmesinin enerji piyasalarında uzun süreli dalgalanmaya yol açabileceği görüşünde birleşiyor.
Hürmüz Boğazı dünya ticaretini etkiliyor
İran ile ABD arasındaki kriz nedeniyle Hürmüz Boğazı’ndaki geçişlerde yaşanan güvenlik riski, petrol ve doğalgaz sevkiyatını doğrudan etkiliyor. Küresel enerji ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri olan boğazdaki gerilim, sevkiyat sürelerini uzatırken maliyetleri de artırıyor.
Piyasalarda özellikle akaryakıt fiyatlarının yeniden yükselmesiyle birlikte dünya genelinde enflasyon baskısının artabileceği değerlendiriliyor.
Trump’tan yeni askeri operasyon sinyali
ABD basınında yer alan haberlere göre Donald Trump, ulusal güvenlik ekibiyle birlikte İran’a yönelik olası yeni askeri operasyonları masaya yatırdı. Trump ayrıca Hürmüz Boğazı’ndan geçen ticari gemilere yeniden ABD eskortu sağlanması planını değerlendirdiklerini açıkladı.
ABD yönetiminin artan petrol fiyatlarını dengelemek amacıyla stratejik petrol rezervlerini yeniden devreye aldığı da bildirildi.
İran’dan yaptırım şartı
İran yönetiminin ateşkes karşılığında ABD’den deniz ablukasının kaldırılmasını ve yaptırımların gevşetilmesini talep ettiği öne sürüldü. Tahran’ın ayrıca Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünü sürdürmek istediği belirtiliyor.
Bloomberg Economics analistleri ise kapsamlı bir barış anlaşmasının kısa vadede düşük ihtimal olduğunu belirterek, bölgede düşük yoğunluklu çatışmaların sürebileceği uyarısında bulundu.