İran ile ABD arasında imzalanan mutabakatın hemen ardından Hürmüz Boğazı'ndaki geçiş trafiği konusunda taraflar arasında derin bir görüş ayrılığı yaşanıyor.
Dünya genelinde enerji nakil hatlarının en kritik noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı'nda tansiyon düşmüyor. 14 Haziran'da varılan ve 18 Haziran'da resmen yürürlüğe giren İslamabad Mutabakatı'na rağmen, bölgedeki deniz trafiğinin durumu hakkında Washington ve Tahran'dan gelen açıklamalar birbirini yalanlıyor.
CENTCOM'dan "açık deniz" vurgusu
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), bölgedeki deniz trafiğinin aksamadan devam ettiğini ve İran'ın stratejik geçiş noktasını kontrolü altında tutmadığını savundu. Sözcü Tim Hawkins, ABD güçlerinin bölgedeki durumu yakından takip ettiğini belirterek, ticari gemilerin güvenli geçişinin sürdüğünü ifade etti. Hawkins, Tahran'ın boğaz üzerinde herhangi bir hakimiyet kurmadığının altını çizdi.
Tahran'dan "kapalıyız" mesajı
İran kanadı ise ABD'nin açıklamalarını reddederek boğazın trafiğe tamamen kapalı olduğunu duyurdu. Fars Haber Ajansı'na konuşan askeri yetkililer, Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri'nden yeni bir talimat gelene kadar hiçbir geminin geçişine izin verilmeyeceğini belirtti. Tahran yönetimi, bu karara gerekçe olarak ABD'nin mutabakat maddelerine uymamasını ve İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarının devam etmesini gösterdi.
İsrail'in Lübnan saldırıları süreci zorluyor
Mutabakatın en önemli maddelerinden biri olan bölgesel çatışmaların durdurulması konusu, İsrail'in Lübnan'daki askeri operasyonları nedeniyle sekteye uğramış durumda. Başbakan Binyamin Netanyahu, saldırıların durdurulması talimatını verse de, İsrail ordusunun işgal altındaki bölgelerde yıkım faaliyetlerine devam etmesi, İran'ın mutabakata olan güvenini sarsan temel unsurlardan biri olarak öne çıkıyor.
İsviçre'de kritik teknik zirve
Tüm bu gerilime rağmen, mutabakatın uygulanmasına yönelik teknik detayları görüşmek üzere taraflar bugün İsviçre'de masaya oturuyor. Pakistan ve Katar'ın arabuluculuk yaptığı görüşmelere Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ve Genelkurmay Başkanı Asım Munir de katılıyor. 14 maddelik İslamabad Mutabakatı'nın tam olarak hayata geçirilmesi ve nükleer program ile yaptırımlar gibi ana başlıkların ele alınacağı 60 günlük müzakere süreci, bölgedeki barışın geleceği açısından belirleyici olacak.