Nobel ödüllü bilim insanı Prof. Dr. Aziz Sancar, Diyarbakır Dicle Üniversitesi'nde düzenlenen Bir ömür bilime, bir ömür insanlığa başlıklı söyleşide öğrencilerle buluştu.

Diyarbakır ile olan güçlü bağları
Sancar, Türk dünyasından gelen davetlerde hiçbir ücret talep etmediğini vurgulayarak, hayatında ilk kez bu kadar büyük bir kalabalığa hitap ettiğini dile getirdi. Mardin'in Savur ilçesinde doğmasına rağmen Diyarbakır ile derin bağları olduğunu belirten Sancar, babaannesinin Diyarbakırlı olduğunu ve askerlik görevini de bu şehirde yaptığını anlattı. Profesörlük kariyerinin ardından Birleşmiş Milletler programı kapsamında Diyarbakır'a gelerek Dicle Üniversitesi'nde mikrobiyoloji alanında dersler verdiğini ve araştırmalar yürüttüğünü hatırlattı. Bu süreçte şehre olan sevgisini ve aidiyetini her fırsatta dile getiren Sancar, hem Mardinli hem de Diyarbakırlı olduğunu ifade ederek bölgeye olan bağlılığını vurguladı.

Beyin kanseri tedavisinde
Söyleşinin ana gündem maddelerinden biri olan beyin kanseri tedavisi üzerine yürüttüğü bilimsel çalışmaları katılımcılarla paylaşan Sancar, tedavi yöntemlerinde önemli bir aşama kaydettiklerini belirtti. Ancak bu yöntemin insanlar üzerinde kesin sonuç verip vermeyeceğinin henüz bilinmediğini ve daha fazla klinik çalışma yapılması gerektiğini vurguladı. Büyükbaş hayvanlar üzerinde yapılacak denemelerin ve detaylı analizlerin önemine değinen Sancar, bu seviyeye ulaşmak için yoğun bir çaba sarf ettiklerini ifade etti. Kendisine gelen duygusal yardım taleplerine de değinen Sancar, henüz tedavi aşamasında olmadıkları için bu taleplere yanıt verememenin üzüntüsünü yaşadığını dile getirdi. Program, Sancar'ın sunumunun ardından kendisine takdim edilen hediyelerle sona erdi.



