Diyarbakır
Kapalı
15°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Amed TV | Diyarbakır | Diyarbakır Ulucami duvarındaki gizemli boşluklar kayıp tarihine ışık tutuyor

Diyarbakır Ulucami duvarındaki gizemli boşluklar kayıp tarihine ışık tutuyor

Abakay, “İlk kitabe, geometrik desenli değil ve yeri boş. Diğeri de az ilerisinde mevcut olan kitabenin izi.

Abakay, “İlk kitabe, geometrik desenli değil ve yeri boş. Diğeri de az ilerisinde mevcut olan kitabenin izi.

Diyarbakır Ulucami duvarındaki gizemli boşluklar kayıp tarihine ışık tutuyor
KAYNAK: Demirören Haber Ajansı

Diyarbakır’ın kalbi sayılan tarihi Ulucami, yüzyıllardır pek çok sırrı bünyesinde barındırıyor. Şehir Araştırmaları Merkezi kurucusu Mehmet Ali Abakay, caminin duvarlarında göze çarpan iki büyük boşluğun aslında tesadüf olmadığını ortaya çıkardı. Abakay, yaptığı uzun süreli incelemeler sonunda bu alanların geçmişte kitabelere ev sahipliği yaptığını ve günümüzde bu tarihi parçaların nerede olduğunun bilinmediğini vurguladı.

Kayıp parçaların izini süren araştırmacı, bu boşlukların birer "alamet" olduğunu savunuyor. Duvarlardaki izlerin net bir şekilde okunduğunu ifade eden Abakay, kitabelerin geçmişte sökülüp götürülmüş olabileceğini düşünüyor. Özellikle batılı gezginlerin veya şarkiyatçıların geçmiş dönemlerde bu tür eserleri ülkelerine taşıma alışkanlıkları, kayıp kitabelerin akıbetine dair en güçlü şüphelerden biri olarak öne çıkıyor.

RESMİ KURUMLAR GÖREVE ÇAĞRILIYOR

Konunun aydınlatılması için Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün harekete geçmesi gerektiğini belirten Abakay, sürecin önemine dikkat çekiyor. Kitabelerin Etnografya Müzesi gibi depolarda unutulmuş olma ihtimali üzerinde duruluyor. Eğer kitabeler bulunamazsa, tarihi dokunun korunması adına bazalt taşından yeni çalışmalarla bu boşlukların doldurulması öneriliyor. Bir tek kitabenin dahi tarihteki büyük olayları aydınlatabileceğini hatırlatan araştırmacı, şehrin hafızasının bu şekilde korunması gerektiğinin altını çiziyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız