Diyarbakır Barosu, son zamanlarda baroların Kürtçe olarak yaptığı basın açıklamalarının Anayasa'ya aykırı olduğunu iddia eden görüşlere şiddetli bir karşılık verdi. Bu tartışmaların merkezinde, baroların kamu kurumu niteliğiyle Türkçe dışındaki dillerde açıklama yapamayacağına dair yapılan açıklamalar yer alıyor. Baro, bu konudaki hukuki statülerini, sorumluluklarını ve dil haklarına dair yasal ve uluslararası güvenceleri kamuoyuna hatırlattı.
Dil Hakları ve Anayasa’nın Maddeleri
Açıklamalarında Anayasa'nın 3. maddesine dikkat çeken Diyarbakır Barosu, bu maddenin Türkiye Cumhuriyeti'nin resmi dilinin yalnızca Türkçe olduğunu belirtiyor. Ancak, Baro bu düzenlemenin Türkçe dışında başka dillerin kamu alanında kullanımını veya farklı dillerde açıklama yapılmasını yasaklayan bir hüküm içermediğini vurguladı. Maddenin değiştirilemez hükümler arasında yer alması, düzenlemediği bir yasak için hukuki bir dayanak olamayacağını ifade etti.
Kültürel Mirasın Önemi
Diyarbakır Barosu, 2026 Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri kapsamında şair ve düşünür Ehmedê Xanî'ye verilen Vefa Ödülü'nü, devletin farklı dillere ve kültürel mirasa olan yaklaşımını yansıtan önemli bir adım olarak değerlendirdi. Baro, bu ödülün, farklı dillere ve kültürel değerlere saygının bir göstergesi olduğunu belirtti.

Baroların Görevleri ve Sorumlulukları
Diyarbakır Barosu, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 1. maddesinde avukatların kamu hizmeti ve serbest meslek olarak tanımlandığının altını çizdi. Avukatların bağımsız savunmayı temsil etme yükümlülüğünün, yargının işleyişi açısından kritik bir öneme sahip olduğu belirtildi. Ayrıca, Kanun'un 76. maddesi çerçevesinde baroların hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını koruma görevi bulunduğunu vurguladı.

Kürtçe Açıklama DA YAPILDI
Diyarbakır Barosu, Kürtçe yapılan basın açıklamasının yalnızca dil gerekçesiyle anayasalara aykırı olduğu iddialarının, baroların insan haklarını koruma yükümlülüğüyle çeliştiğini dile getirdi. Baro, 2001 yılında yapılan anayasa değişikliğiyle Anayasa'nın 26. maddesindeki kanunla yasaklanmış dillerin kullanımını engelleyen düzenlemenin yürürlükten kaldırıldığını hatırlattı. Bu bağlamda, hukuka ve anayasalara göre yasaklanmamış her ifade ve eylemin meşru olduğunu belirten Diyarbakır Barosu, dil hakkı konusunda yasaklayıcı girişimlerin kabul edilemez olduğunu açıkladı. Özellikle bu açıklamanın Kürtçe olarak da yapılması, çok dillilik konusundaki duruşlarını pekiştirdi.