Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Serra Bucak, ömrünü Mezopotamya’nın kadim ezgilerine adayan Aram Tigran’ın vasiyetini hatırlatarak, sanatçının naaşının Diyarbakır’a getirilmesi için harekete geçilmesi gerektiğini vurguladı.
Kültür ve sanat dünyasının unutulmaz ismi Aram Tigran, geride bıraktığı eserlerle halkların kardeşliğine hizmet etmeye devam ediyor. Ancak sanatçının kalbinde hep bir ukde olarak kalan Diyarbakır özlemi, bugün yeniden gündeme geldi. Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Serra Bucak, Tigran’ın vasiyetinin yerine getirilmesi noktasında önemli bir çağrıda bulundu.
Sürgünden gelen bir yaşam öyküsü
Aram Tigran’ın köklerinin Sason ve Kulp’a dayandığını hatırlatan Başkan Bucak, sanatçının ailesinin tehcir döneminde Suriye’nin Qamişlo kentine sürgün edildiğini ve Tigran’ın 1934 yılında bu topraklarda dünyaya geldiğini belirtti. Bucak, sanatçının fiziksel olarak uzak kalsa da ruhunun her zaman Diyarbakır ile iç içe olduğunu ifade etti.
Sanatın birleştirici gücü
Tigran’ın sadece bir müzisyen olmadığını, Kürt, Ermeni ve Süryani halklarının ortak hafızasını notalara döken bir elçi olduğunu vurgulayan Bucak, sanatçının eserlerinde taşıdığı derin acıların ve memleket hasretinin, aslında bu coğrafyanın ortak hikayesi olduğunu dile getirdi.
Diyarbakır’a dönüş vasiyeti
Aram Tigran’ın en büyük hayalinin bir gün doğduğu topraklara, yani Diyarbakır’a dönmek olduğunu belirten Serra Bucak, sanatçının son yolculuğunun da bu topraklarda gerçekleşmesi gerektiğinin altını çizdi. Bucak, Tigran’ın vasiyetine sahip çıkmanın, kentin kültürel mirasına ve sanatçıya duyulan vefanın bir gereği olduğunu sözlerine ekledi.