Bitlis'in 2 bin 400 rakımlı yüksek yaylalarında geleneksel yöntemlerle üretilen karakovan balının hasadına başlandı. Zengin bitki örtüsü ve endemik çiçek çeşitliliğiyle dikkat çeken bölgede, bu yıl bal rekoltesinin oldukça yüksek olması bekleniyor. Uluslararası yarışmalarda ödüller kazanan Bitlis karakovan balı, yüksek prolin değeri ve kendine has aromasıyla sofraların vazgeçilmezi olmaya devam ediyor. Bitlis Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Caner Güngördü, kent genelinde yaklaşık 100 bin karakovan bulunduğunu ve 2 bin 200 civarında arıcının bu zahmetli mesleği sürdürdüğünü ifade ediyor.

Geleneksel yöntemlerle doğal üretim
Bitlis'in yüksek rakımlı yaylalarında ilkbahar aylarında sepet kovanlara yerleştirilen arılar, havaların soğumasıyla birlikte hasat dönemine giriyor. Söğüt dallarından hazırlanan kovanların dışı, tamamen doğal bir yalıtım sağlaması amacıyla kil ve gübre karışımıyla sıvanıyor. Arılar, bölgenin zengin florasında bulunan kekik, geven ve binlerce farklı endemik bitkiden topladıkları nektarları uzun bir süreçte bala dönüştürüyor. Ekim sonu ve kasım ayı başında yapılan hasat, balın karakteristik özelliklerini koruması açısından büyük önem taşıyor. Geleneksel yöntemlerle üretilen bu ballar, sadece Bitlis'teki tüketicilere değil, Türkiye'nin dört bir yanındaki bal severlere ulaştırılıyor.

Ödüllü balın yolculuğu
Yıllardır baba mesleğini sürdüren üretici Güven Güngördü, 2 bin 400 rakımlı yaylalarda 2026 yılı hasadına başladıklarını belirterek, sürecin zorluklarına rağmen kaliteden ödün vermediklerini vurguluyor. Güngördü, karakovan balının arının kendi doğal sürecinde ürettiği saf bir ürün olduğunu ve bu doğallığın balın marka değerini artırdığını belirtiyor. Bitlis balının kalitesi, sadece yerel pazarlarla sınırlı kalmıyor; daha önce Hizan ilçesinde üretilen balların NATO Zirvesi'nde dünya liderlerine ikram edilmesi, bölgenin arıcılık geleneğinin uluslararası alandaki başarısını kanıtlıyor. Bitlis Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Caner Güngördü, bu binlerce yıllık geleneğin korunmasının ve dünyaya tanıtılmasının bölge ekonomisine büyük katkı sağladığını ifade ediyor. Arıcılar, yaylaların temiz havası ve zengin bitki örtüsünün balın kalitesini doğrudan etkilediğini, bu yüzden her yıl daha fazla özenle çalıştıklarını dile getiriyor.





