Narin Güran’ın kaybolduğu 21 Ağustos’un üzerinden iki yıl geçti. Tavşantepe’de bu kez arama ekiplerinin sesleri değil, mezarı başında okunan dualar ve baba Arif Güran’ın adalet çağrısı yükseldi: “Benim kızımın kanı yerdedir, hakkı yerdedir.”
Diyarbakır’ın Bağlar ilçesine bağlı kırsal Tavşantepe Mahallesi’nde düzenlenen mevlit programı, yalnızca bir anmaya değil, dava dosyasının yeniden ele alınması talebine de sahne oldu. Aile, verilen ve kesinleşen cezalara rağmen Narin’in kim tarafından, neden ve nasıl öldürüldüğüne ilişkin bütün soruların yanıtlanmadığını savundu.
21 Ağustos 2024’te kaybolan Narin Güran’ın cansız bedeni, 19 gün süren aramaların ardından 8 Eylül’de dere yatağında bulunmuştu. Narin için kaybolduğu günün ikinci yıl dönümünde ailesi tarafından mezarı başında mevlit okutuldu.

TAVŞANTEPE’DE NARİN İÇİN DUALAR OKUNDU
Mevlit programına DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, CHP Diyarbakır İl Başkanı Sertaç Eke, farklı siyasi partiler ile sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.
Narin’in mezarının çevresinde bir araya gelen katılımcılar, okunan mevlidin ardından dua etti. Programda aile adına konuşan baba Arif Güran, aradan geçen iki yıla rağmen yaşadıkları acının dinmediğini söyledi.
Anma programının ayrıntıları ve konuşmalar Demirören Haber Ajansı tarafından yayımlandı.

SORU İŞARETLERİ GİDERİLMELİ
Avukat Mustafa Demir ise mevcut yargı kararlarının vicdanları tatmin etmediğini savundu. Dosyadaki eksiklerin giderilmesi için hukuki yolların zorlanacağını anlatan Demir, sürecin sıfırdan ele alınması gerektiğini belirtti. Avukatlar, incelenmeyen delillerin ve cevaplanmayan soruların aydınlatılmasını talep ediyor.

ARİF GÜRAN: BUGÜN BİZİM İÇİN KIYAMETTİR
Kızının mezarı başında konuşan Arif Güran, ailesinin iki yıldır ağır bir travma yaşadığını belirterek, “Bugün bizim için kıyamettir. Bizlere kıyameti yaşattılar” dedi.
Aile üyeleri hakkında verilen hapis cezalarına işaret eden Güran, taleplerinin yalnızca cezaevindeki yakınlarının serbest bırakılması olmadığını belirtti. Güran, “Benim kızımın kanı yerdedir. Benim kızımın hakkı yerdedir” sözleriyle dosyanın yeniden incelenmesini istedi.
Narin’i bulmak için toplumun günlerce seferber olduğunu hatırlatan Güran, cinayetin bütün yönleriyle aydınlatılması gerektiğini savundu. Soruşturma sırasında birden fazla ifade veren Nevzat Bahtiyar’ın beyanlarına dikkat çeken Güran, mahkûmiyet kararlarının dayandığı delillerin yeniden değerlendirilmesi çağrısında bulundu.

AVUKATTAN “SIFIRDAN YARGILAMA” TALEBİ
Güran ailesinin avukatlarından Mustafa Demir de mevcut yargılamada birçok sorunun cevapsız kaldığını ileri sürdü.
Olağan kanun yollarının üç sanık yönünden sona erdiğini ancak olağanüstü başvuru yollarının devam ettiğini belirten Demir, Anayasa Mahkemesine başvurduklarını ve dosyanın Yargıtay’daki yetkili kurullar tarafından yeniden değerlendirilmesini talep ettiklerini söyledi.
Demir, kamera kayıtları, teknik bulgular ve dosyada bulunduğunu belirttiği diğer delillerin yeniden incelenmesi gerektiğini savunarak, “Yargılamanın sıfırdan ele alınıp yapılması gerekiyor” dedi.
Bu açıklamalar ailenin ve avukatlarının yargı kararlarına yönelik değerlendirme ve taleplerini yansıtıyor. Dosyada daha önce verilen mahkûmiyet kararlarının önemli bir bölümü Yargıtay tarafından onandı.

NARİN GÜRAN DAVASINDA HANGİ CEZALAR VERİLDİ?
Diyarbakır 8’inci Ağır Ceza Mahkemesi, Narin Güran cinayeti davasında anne Yüksel Güran, ağabey Enes Güran ve amca Salim Güran’a “iştirak hâlinde çocuğa karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi.
Nevzat Bahtiyar ise ilk yargılamada Narin’in cansız bedenini dere yatağına götürüp gizlediği gerekçesiyle “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” suçundan 4 yıl 6 ay hapse mahkûm edildi.
Yargıtay 1’inci Ceza Dairesi, 29 Aralık 2025’te anne, ağabey ve amca hakkında verilen ağırlaştırılmış müebbet cezalarını onadı. Bahtiyar hakkındaki kararı ise eylemin “nitelikli kasten öldürmeye yardım” kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle bozdu.

PROGRAM DUALARLA SONA ERDİ
Narin Güran için düzenlenen anma, mevlidin okunması ve mezarı başında edilen duaların ardından sona erdi.

