Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Yaban Hayvanları Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi, bu yıl bakımını üstlendiği 500 hayvandan 200'ünü tamamen iyileştirerek doğal ortamlarına geri bıraktı. Van Gölü Havzası'ndaki yaban hayatının devamlılığını sağlamak amacıyla kurulan merkez, yıl boyunca yaralanan veya yardıma muhtaç kalan canlılara kucak açıyor. Doğada çeşitli nedenlerle zarar gören, annesinden kopan ya da kaçak avcılık gibi olumsuz durumlarla karşılaşan hayvanlar, kurumlar arası iş birliğiyle merkeze ulaştırılıyor. Uzman ekipler tarafından titizlikle yürütülen tedavi ve rehabilitasyon süreçlerinin ardından, sağlığına kavuşan canlılar yeniden özgürlüğüne kavuşuyor. Bazı hayvanlar ise Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü tarafından belirlenen özel alanlara sevk ediliyor.
Doğanın yaralı misafirlerine şefkat eli
Merkez Müdürü Prof. Dr. Lokman Aslan, merkezin bölgedeki yaban hayatı için kritik bir görev üstlendiğini vurguluyor. Yılın her döneminde farklı türlerden hayvanların merkeze getirildiğini belirten Aslan, özellikle bahar aylarında yuvasından düşen veya annesini kaybeden yavrular için bir nevi kreş hizmeti verdiklerini ifade ediyor. Tilki, kurt, ayı, dağ keçisi gibi memelilerin yanı sıra baykuş, akbaba, kaya kartalı ve şahin gibi yırtıcı kuşlar da burada tedavi ediliyor. Trafik kazaları, silahlı yaralanmalar veya göç yollarındaki engeller nedeniyle zarar gören bu canlılar, uzmanların gözetiminde tekrar hayata tutunuyor. Geçmiş yıllarda ayı yavrularının rehabilitasyonunda da önemli başarılar elde eden merkez, yaban hayatının korunması adına geniş bir yelpazede hizmet sunmaya devam ediyor.
Yedieminlik ve koruma çalışmaları
Merkez, sadece tedavi süreçleriyle değil, aynı zamanda yasal süreçlerde de aktif rol oynuyor. Kaçak avcılık sonucu ele geçirilen kınalı keklikler gibi birçok tür, merkezde yediemin statüsünde korunuyor. Bu yıl merkeze getirilen 500 hayvandan 100'ü, damızlık ünitelerine gönderilmek üzere ilgili birimlere sevk edildi. Prof. Dr. Aslan, merkezde yürütülen çalışmaların sadece tedaviyle sınırlı kalmadığını, aynı zamanda yaban hayvanlarının karşılaştığı sorunların kayıt altına alındığını belirtiyor. Hayvanların getirildiği bölgelerdeki risk faktörleri incelenerek, benzer kayıpların yaşanmaması için gerekli önlemler alınıyor. Trafik kazalarının yoğunlaştığı bölgeler veya yaban hayatını tehdit eden diğer unsurlar, elde edilen veriler ışığında ilgili kurumlarla paylaşılıyor. Bu sayede, doğadaki sorunların kökenine inilerek daha kalıcı çözümler üretilmesi hedefleniyor. Merkez, üç dağ keçisi yavrusundan birini hayata döndürmenin sevincini yaşarken, diğerlerinin kaybıyla doğanın zorlu şartlarını da gözler önüne seriyor. Gelecek yıllarda yaban hayatındaki kayıpları en aza indirmek için veri odaklı çalışmalarını sürdüren merkez, bölge ekosisteminin en önemli güvencelerinden biri olmaya devam ediyor.