İlköğrenimi Derik’te tamamlayan Qedrî Can, daha sonra Konya Öğretmen Lisesi’nde okumuştur. Qedri Can'ın okul belgesinde adı Kadir Aziz Can olarak yazılmıştır. Annesi Ayşe Hanım Derik'lidir.
O, aile çevresinde her zaman "Qedrî" olarak çağrılır. Qedrî Can özellikle fen ve matematik alanlarında çok başarılı bir öğrenciydi. Oğlunun başarılı bir öğrenci olduğunu gören babası, onu Konya Öğretmen Lisesi’ne gönderir. Onun Kürt Ulusal bilincine erişmesinin kökeni bu lise yıllarında yatar.
1925 Kürt Hareketinin başarısızlığa uğramasıyla hareketin öncü isimleri ile birlikte bir çok Kürt ya öldürülür yada sürgün edilir. Bir yıl sonra Ağrı Kürt Ulusal Hareketi başlar. Direnişin güçlendirilmesi ve daha örgütlü bir tarzda mücadele yürütülmesini sağlamak amacıyla 1927 yılında Xoybûn Cemiyeti kurulur. Dönemin bu politik atmosferinden Kürt gençlerinin etkilenmemesi ve Ulusal-Siyasal bir bilince ulaşmaması mümkün değildi. Qedrî Can ve daha sonra yol arkadaşı ve yoldaşı olacak ReşîdêKurd bu atmosferde politikleştiler.
Siyasal fikirlerinden dolayı sürekli baskı gören Qedrî Can 1928 yılında arkadaşı olan ReşîdêKurd ile birlikte Suriye üzerinden Amûdê şehrine kaçmak zorunda kalmıştır.
Qedrî Can ile ilgili en detaylı çalışma yazar DîlawerZengî tarafından yapılmıştır. Bu çalışma 2004 yılında Komal yayınevi tarafından yayınlanmıştır. Onun çalışmasında ki bir çok bilgi Türkiye'de yayınlanmış bilgilerle uyuşmaz.
DîlawerZengî, Qedrî Can'ın doğum tarihi ile ilgili olarak da şöyle der: ''M.Uzun ve FiratCewerî onun 1919 yılında dünyaya geldiğini, IzedînMistefaResûl ve RewşenBedirxan onun 1916 yılında, gazeteci Hasan Kaya Demokrat Gazetesinde 1911 yılında, yazar Edîb Nadir 1911 yılında doğduğunu ve 1972 yılında ölmüş olduğunu, SilêmanElî, Armanc gazetesinde ki makalesinde 20. yüzyılın başlarında doğduğunu ve QanatêKurdo ise Kürt Edebiyat Tarihi adlı eserinde Qedrî Can'ın kaç yılında doğduğuna dair bilgi vermemiştir'' diye yazar.DilawerZengî, Qedrî Can'ın evlilik cüzdanı ve okul belgesine dayanarak onun 1911 yılında dünyaya geldiğini beyan eder.
Qedrî Can'ın liseyi bitirip bitirmediği meselesi de tartışma konularından biridir. Onun yakın arkadaşlarından biri olan Dr. XalidQotreş, Qedrî Can'ın lise ikinci sınıftayken Suriye Kürdistanı'na geldiğini iddia eder. Ama Cegerxwîn ise anılarında bu denilenlerin aksine şöyle yazmıştır:
''DuxortênciwanjiKurdistanaTurkiyêhatineAmûdê, xwendinaxwe ya lîsexelaskiribûn, herdûxortQedrî can û ReşîdêKurdbûn.''
Yazıdan da anlaşılacağı üzere Cegerxwîn onun liseyi bitirdiğini ve ReşîdêKurd ile birlikte Amûdê şehrine geldiğini yazmıştır.
DilawerZengî'nin ele geçirdiği resmi okul belgesinde Qedrî Can'ın Lisenin 4. sınıfını okuduğu görülmektedir.
Dr. XalidQotreş, Qedrî Can'ın bir yıl içerisinde Arapçayı öğrendiğini, Selemiye şehrindeki Ziraat Okulunda öğretmenlik okuduğunu ve okul bittikten sonra Antakya şehrinde öğretmenlik yaşamına atıldığını ve burada ileride yakın dostu olacak MemdûhSelîm ile tanıştığını dile getirir.
Qedrî Can; Amûdê, Qamişlo ve Şam'da " Taxa Kurdan-Kürt Mahallesi ve çevresinde Kürt çocuklarına öğretmenlik yapar, sonrasında bir dönem eğitim bakanlığında çalışır. 1939 yılında tanıştığı Nilüfer Hanım'la hayatını birleştirir. Qedrî Can, iki erkek (Şêrîn, Serwer) ve bir kız (Mizgîn) babasıdır. Mizgîn 1943, Şêrîn 1945, Serwer 1948 yılında dünyaya gelmiştir.
1944 yılına gelindiğinde Qedrî Can Marksist-Leninist fikirlerle tanışır. Çeşitli demokrat ve sosyalist partilerle ilişkiler kurar. QanatêKurdo onun Suriye Kürt Demokrat Partisinin bir üyesi olduğunu yazmıştır.
Qedrî Can, QanatêKurdo'ya mektup yazarak 1957 Temmuzunda Moskova'da düzenlenecek olan 6. Dünya Gençlik Şenliğine katılmak istediğini bildirir. Bu isteği yerine getirilen Qedrî Can, Celal Talabani'nin de içerisinde olduğu bir grup Kürt genci ile birlikte Moskova'ya gider. Bu yolculuk sırasında Ez diçimMosko - Moskova'ya Gidiyorum şiirini yazar. Şiiri “Îzvêstiya'' gazetesinde Rusça olarak yayınlanır.
Qedrî Can orada bulunduğu dönemde Celal Talabani ile birlikte Sovyetlerde kalan Mustafa Barzani ile görüşür ve Serdarê Kurdan Berzanî - Kürt Komutan Barzanî adlı yazdığı lirik ve övgü dolu şiirini ona armağan eder.
1958 yılında Sovyetler'den Kürdistan'a dönen Mustafa Barzani ile Bağdat'ta tekrar görüşür. Bu görüşmede de Barzani'ye olan hayranlığını ve sevgisini bir "hoş geldin mektubu" takdim ederek gösterir.
Qedrî Can 1959-1961 yılları arasında siyasal düşünce ve faaliyetlerinden dolayı Mezê zindanında tutulur. Cegerxwîn anılarında Qedrî Can'ın hapse atılmasına dair bilgiler vermiştir.
Qedrî Can'ın şiir ve yazıları, Suriye ve Lübnan'da çıkan Hawar, Ronahî, RojaNû gibi yayınlarda, ayrıca Irak'taki Hêwa ve Gelawêj dergilerinde ve bir kısmıdaAzadî gazetesinde yayınlanmıştır.
Hawar dergisinin ilk sayısında Qedrî Can, şair arkadaşı Osman Sebrî'ye hitaben "Hawarhebegazî li dû ye" ''Eğer çığlık varsa yardım çağrısı peşinden gelir" başlığıyla bir mektup yazar:
"Şevke tarî ye, çav çavan nabine. Keşaerdêwekgizananlingênminênxwasdibire. Bayêreşcarnandikeveguhekîmin û di yê din re derdikeve. Qetnizanimku li ku me? Heyinaxwebileyistinagopal li erdêdizanim."
''Karanlık bir gece, göz gözü görmüyor. Yerdeki buz ayaklarımı kesiyor. Sert rüzgar bazen bir kulağımdan girip diğerinden çıkıyor. Nerede olduğumu bilmiyorum. Varlığımı bastonumu yere vurarak anlıyorum.''
Hawar dergisi Celadet AlîBedirxan tarafından 15 Mayıs 1932'de Şam'da, Tereke Basımevinde bastırılmış ve toplamda 57 sayı ile 1943 yılına kadar yayın hayatını sürdürmüştür. Hawar'ın ilk 23 sayısı hem Latin hem de Arap alfabesiyle yayınlanmış fakat 24. sayıdan itibaren yalnızca Latin alfabesiyle yayınlanmıştır. Qedrî Can, Osman Sebrî, Cegerxwîn, Celadet Bedirxan, Kamuran Bedirxan, RewşanBedirxan derginin en bilinen yazarları arasındadır.
Qedrî Can'ı sadece bir şair olarak ele almak yanlış olur o ayrıca iyi bir çevirmendir de. Kürtçe yazılan ilk roman olan ErebêŞemo'nunŞivanêKurd - Kürt Çoban romanının bazı bölümlerini çevirir. Mısırlı yazar Mustafa Lütfü Menfelûtî'nin çok bilinen öyküsü TayekPorêSpî-Bir Tel Beyaz Saç'ı Kürtçeye çevirmiştir. Dr. AhmedNafîz'in isteği üzerine Rus yazar GrigoriPetrov'un Beyaz Zambaklar Ülkesinde kitabını Kürtçeye çevirmiştir. Bu çeviriler RojaNû'da bölümler halinde aralıklı olarak yayınlanmıştır. Öykücülüğü ile de tanınan Qedrî Can, Hawar ve Ronahî dergilerinin çeşitli sayılarında öykülerini yayınlamıştır.
Qedrî Can'ın yayınlanmış öykülerinden bazıları şunlardır:
TayêPoraSipî, Ronahî, No.3, 1931.
HewarHebe, GazîLiDûYê, Hawar, No.1, 1932.
GundêNû Ava, Hawar, No.2, 1932.
SilêmanBedirxan, Hawar, No.3, 1932.
HêviyaÇardeŞevî, Hawar, No.6, 1932.
GeloNewisan, Hawar, No.10, 1933.
TabûtaBiXwînê, Hawar, No.11, 1933.
BiharaDêrikê, Hawar, No.13, 1933.
Dabê, Hawar, No.14, 1933.
SehênZozanan, Ronahî, No.14, 1933.
Gulçîn, Ronahî, No.16, 1933.
Guneh, Hawar, No.16, 1933.
RojênDerbasbûyî, Hawar, No.52, 1943.
Sond, Hawar, No.33, 1944.
O Cegerxwîn ile birlikte modern Kürt şiirin en önemli temsilcilerinden biridir.
Qedri Can'ın yayınlanmış şiirlerinden bazıları şunlardır:
Tabûtabixwînê, Hawar, No.2, 1932.
Berdêlk, Hawar, No.6, 1932.
Hesinker, Hawar, No.7, 1932.
Di Şorezarekêda, Hawar, No.10, 1933.
Cegerxwîn, Hawar, No.12, 1933.
Xewnahişyartî, Hawar, No.13, 1933.
Dadê, Hawar, No.14, 1933.
Sosyalist fikirlerden etkilenen ve iyi bir Sosyalist olmaya çalışan Qedrî Can, Mayakovski başta olmak üzere dönemin bir çok sosyalist şairinden etkilenmiştir. Sınıfsal sömürünün ve Ulusal baskının son bulması amacıyla var gücüyle mücadeleye atılmıştır. Anti-Sömürgeci ve Anti-Emperyalist duruşunu ölene dek hep korumuştur.
O sadece ezilen, sömürülen, açlık, yokluk ve sefalet içerisinde yaşayan kitlelerin kurtuluşu için mücadele etmemiştir ayrıca Egemen Ulusun baskısı altında yaşayan Ezilen Uluslarında bağımsız ve özgür yaşaması gerektiğine inanarak mücadele etmiştir. Onun Sosyalizme olan inancı Egemen Ulusun gölgesinde yaşayarak oluşacak sınırlı bir özgürlük anlayışı değildir. Bu inanç ve anlayışı nedeniyle her zaman Suriyedeki Arap Sosyalistleriyle temkinli ve mesafeli ilişkiler yürütmüştür.
Qedrî Can, 1972 yılında Şam'da hayatını kaybetmiştir. Taxa Kurdan olarak anılan Kürt Mahallesi'nde bulunan Şêx Xalidê Neqşebendî Mezarlığında defnedilmiştir.