AMED TV - Obezitenin sanılanın aksine sadece genetik, fazla kalori alımı, hareket azlığı ve psikolojik nedenlerden kaynaklanmadığına dikkat çeken İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Osman Erk; “Bu ciddi soruna sıkça tükettiğimiz hazır gıdalarda, plastiklerde, kozmetiklerde hatta sigarada bulunan hormon bozucu kimyasallar da neden olabiliyor’’ dedi.

Dünyada ve ülkemizde giderek artan ve kalp, kanser, diyabet gibi hastalıklarla yakın ilişkisi olan obezite sağlığımız için ciddi bir tehdit. Üstelik çocuklar da dahil tüm yaş grubunda görülme sıklığı hızla artıyor. Dünya nüfusunun neredeyse yüzde 70’inin fazla kilolu olduğunu belirten İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Osman Erk, ‘’çağın salgın hastalığı’’ olarak nitelendirilen obezite gelişimine çevremizdeki kimyasalların da büyük etkisi olduğunu belirterek, bu tehlikeyi şöyle açıkladı:

Obezojenlere de dikkat!

Hormonal sistemi bozarak kilo alımına neden olan toksik kimyasallara ‘obezojenler’ adı verilir. Obezojenler, birçok şekilde obeziteye yol açar. Etkilerini; yağ hücrelerini artırarak, metabolizmayı yavaşlatarak; açlık ve tokluk mekanizmalarını bozarak, tiroit üretimini etkileyerek; insülin direnci yaratarak veya pankreası tahrip ederek gösterirler.

Plastikler, katkılı-hormonlu-tarım ilaçlı gıdalar, bazı kozmetikler, temizlik ürünleri, böcek ilaçları, bazı mobilyalarda, perdelerde, halılarda kullanılan alev almayı geciktirici maddeler, bazı oyuncaklar, ilaçlar, sigara dumanı ve hava kirliliği obezojenler olarak tanımlanır. Çevre kirliliği obezite sorununu daha da büyütmektedir. Bebekler, çocuklar, hamileler ve yaşlılar obezojen kimyasallara çok daha duyarlıdır. Üstelik hormon dengesindeki bozulmalar kısırlık, erken ergenlik, kanser, otizm, hiperaktivite  gibi sorunları da tetikler. Çok az miktarlarının bile etkisi çok fazla olabilir.

Kuduz vakaları son dönemde yeniden arttı Kuduz vakaları son dönemde yeniden arttı

Ne gibi önlemler alabiliriz?

Obezite ve diyet üzerine yapılan 87 bilimsel çalışmanın analizinde bitkisel ağırlıklı beslenmenin kilo vermede en etkin yöntem olduğu gösterilmiştir. İşlenmiş yiyeceklere dayalı bir diyet ve hareketsiz yaşam sağlığın en büyük düşmanıdır. Fiziksel egzersiz ve yeme alışkanlıklarındaki belirgin değişiklikler obezite ve obeziteden kaynaklanan diyabet gibi kronik hastalıkların oluşumunu yüzde 60 oranında azaltır. Tabii gizli tehlike ‘hormon bozucu’ kimyasallardan da mümkün olduğu kadar kaçınmak gerekir. Konserve ve hazır gıda tüketiminizi azaltmaya çalışın. Ağır metal içeren derin deniz balıklarından, antibiyotik içeren çiftlik balıklarından ve yağlı etlerden uzak durun. Yanmaz, yapışmaz tencere ve tavaları kullanmayın. Gıdaları tüketirken ve saklarken plastik yerine cam ürünler tercih edin. Plastiklerdeki Bisfenol A maddesi, kasa ve ATM fişlerinde de bulunur. Dolayısıyla bu fişlerle de sık temastan kaçının. Pek çok kimyasal içeren ve kozmetik ürünleri ve deterjanları az miktarda kullanın. Mümkünse doğal olanlarını tercih edin. Alev geciktirici ürün uygulanmış mobilyaları, perdeleri, halıları satın almayın. Antibakteriyel ürünler kullanmayın. Kimyasallar ev tozunda da birikebilir. Bu nedenle nemli bezlerle tozlu ortamları sık sık temizleyin. Oda kokuları kullanmak yerine bulunduğunuz ortamı havalandırın. Sinek kovucular yerine de lavanta, nane, limon gibi doğal uçucu yağlar kullanın. Doktora danışmadan takviye ilaç almayın. Özetle hayatınızdaki kimyasalların mümkün olduğu kadar azaltmaya bakın.

Kaynak: Haber Merkezi