CHP Diyarbakır Milletvekili ve TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanvekili Sezgin Tanrıkulu, Haziran ayına ilişkin insan hakları ihlalleri raporunu açıkladı.
Tanrıkulu, raporda yaşam hakkı, işkence ve kötü muamele iddiaları, ifade özgürlüğü, toplantı ve gösteri hakkı ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik davalarda adil yargılanma hakkına ilişkin değerlendirmelere yer verdi.
"HAK İHLALLERİ SİSTEMATİK HALE GELDİ"
Tanrıkulu, Türkiye'de uzun süredir temel hak ve özgürlükler alanında ciddi sorunlar yaşandığını öne sürerek, yaşanan ihlallerin münferit olaylar olmadığını savundu.
Raporda, yaşam hakkından ifade özgürlüğüne kadar birçok alanda sistematik hak ihlallerinin yaşandığı değerlendirmesi yapıldı.

HAZİRAN AYI RAPORUNDA DİKKAT ÇEKEN VERİLER
Tanrıkulu'nun paylaştığı rapora göre Haziran ayında;
Haymana'da düzenlenen bir operasyonda bir kişinin yaşamını yitirdiği,
Cezaevlerinde iki mahpusun hayatını kaybettiği,
Cezaevlerinde en az 7 kişi hakkında işkence ve kötü muamele iddiasının gündeme geldiği,
Gözaltı süreçlerinde en az 31 kişinin kötü muameleye maruz kaldığının öne sürüldüğü ifade edildi.
Raporda ayrıca gazetecilere yönelik gözaltılar, soruşturmalar ve toplantı ile gösteri yürüyüşlerine getirilen yasaklara ilişkin değerlendirmeler de yer aldı.
NATO ZİRVESİ ÖNCESİ GÖZALTILAR GÜNDEME TAŞINDI
Tanrıkulu, NATO Zirvesi öncesinde gerçekleştirilen operasyonlara da raporunda geniş yer verdi.
Şafak operasyonlarıyla çok sayıda kişinin gözaltına alındığını ve ardından tutuklandığını belirten Tanrıkulu, bu uygulamaların hukuki dayanağına ilişkin eleştirilerde bulundu.
İBB DAVALARINA İLİŞKİN DEĞERLENDİRME
Raporda İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik yürütülen soruşturma ve davalar da değerlendirildi.
Tanrıkulu, Ekrem İmamoğlu ile belediye başkanları, siyasetçiler ve bürokratların yargılandığı davalarda adil yargılanma hakkına ilişkin çeşitli ihlaller tespit ettiklerini ileri sürdü.
"TEMEL GÜVENCELERİN İHLAL EDİLDİĞİ GÖRÜŞÜNDEYİZ"
Tanrıkulu, hazırladıkları raporda masumiyet karinesi, savunma hakkı, delillere erişim, avukata erişim, bağımsız ve tarafsız mahkemede yargılanma hakkı ile duruşmaların aleniyeti gibi temel güvencelere ilişkin değerlendirmelere yer verdiklerini belirtti.
Raporda ayrıca duruşma süreçleri, cezaevi kampüslerinde yapılan yargılamalar, avukat görüşmeleri ve basının duruşmaları takip etmesine ilişkin uygulamalara yönelik eleştiriler de bulunduğu ifade edildi.