TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Meclis'te kabul edilen çerçeve yasayı 'terörsüz Türkiye' hedefi yolunda atılmış dev bir adım olarak nitelendirerek, toplumsal bütünleşmenin önemine vurgu yaptı.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Anadolu Ajansı Editör Masası'nda gündemin en önemli başlıklarını değerlendirdi. Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un 467 oyla kabul edilmesinin, toplumun barış ve esenlik arzusunun siyasi bir yansıması olduğunu ifade eden Kurtulmuş, bu sürecin Türkiye'nin iç kalesini tahkim etme noktasında kritik bir dönemeç olduğunu belirtti.
Siyasetin Yeni Dili ve Toplumsal Uzlaşı
Kurtulmuş, geçmişin husumete dayalı siyaset dilinin artık miadını doldurduğunu vurguladı. Siyasetin sadece kendi yankı odalarına hapsolmaması gerektiğini belirten Meclis Başkanı, "Eski dönemin alışkanlıklarını geride bırakmalıyız. Artık herkesin meydanlarda, sokaklarda, toplumun tüm kesimlerini kucaklayan bir söylem geliştirmesi gerekiyor. Ezber siyasetin bu yeni dönemde bir karşılığı kalmadı" ifadelerini kullandı.
Üniter Yapı ve Milli Menfaatler Güvence Altında
Çerçeve yasaya yönelik endişelere de yanıt veren Kurtulmuş, metnin devletin temel niteliklerine, üniter yapıya ve ulus devlet anlayışına zarar verecek hiçbir unsur içermediğinin altını çizdi. Bunun bir genel af olmadığını, her dosyanın özel olarak değerlendirileceğini belirten Kurtulmuş, asıl hedefin bir zihniyet dönüşümü olduğunu şu sözlerle özetledi:
"Mühim olan, bu topraklarda hiçbir Kürt gencinin 'dağa çıkmam gerekir' düşüncesine kapılmayacağı bir siyasi olgunluğu ve toplumsal bütünleşmeyi kalıcı hale getirmektir. Bu yasa, milli menfaatlerimize zarar vermeyecek, aksine birliğimizi güçlendirecek bir iradenin ürünüdür."
Yeni Anayasa İçin Uygun İklim
Türkiye'nin yeni ve sivil bir anayasaya olan ihtiyacını bir 'boyun borcu' olarak tanımlayan Kurtulmuş, mevcut siyasi tablonun bu süreci cesaretlendirdiğini ifade etti. Kurtulmuş, "467 oyun ortaya koyduğu bu büyük ittifak, Türkiye'nin yeni bir anayasa yapmaya muktedir olduğunu gösteriyor. Eski dönemin kazananı kan ve gözyaşından beslenen emperyalistlerdi; biz bu oyunu bozuyoruz" diyerek sözlerini noktaladı.