MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda yürütülen çalışmalara dair dikkat çeken açıklamalarda bulunarak, Abdullah Öcalan'ın sürece katkı sunabilmesi için gerekli koşulların hazırlanması gerektiğini vurguladı.
MHP lideri Devlet Bahçeli, iktidarın Terörsüz Türkiye olarak tanımladığı sürece dair partisinin duruşunu ve beklentilerini paylaştı. Sürecin bir devlet politikası olduğunu belirten Bahçeli, toplumun geniş kesimlerinin bu girişimi desteklediğini savundu.
Gizli pazarlık iddialarını reddeden Bahçeli, sürecin şeffaf bir şekilde yürütüldüğünü ifade ederek, şehitlerin ve gazilerin hatıralarına büyük bir hassasiyet gösterildiğini belirtti. Bahçeli, "Vatan, millet ve bayrak değerlerimize en küçük bir leke sürdürülmemiştir. Bu aşamaya, geçmişteki kutlu mücadelelerin bir sonucu olarak ulaştık" değerlendirmesinde bulundu.
Çerçeve Yasa Af Değil
TBMM'de kabul edilen 12 maddelik çerçeve yasaya da değinen Bahçeli, muhalefet kanadından gelen eleştirilere yanıt verdi. Söz konusu yasanın bir af düzenlemesi olmadığını vurgulayan MHP lideri, "Bu kanun, mahkumiyet hükümlerini ortadan kaldıran veya ceza sorumluluğunu sona erdiren bir nitelik taşımıyor. Soruşturma ve kovuşturma süreçleri hukuki sonuçlarıyla varlığını korumaya devam edecektir" ifadelerini kullandı.
AİHM Kararları Gündemde
Bahçeli, sürecin bir nihayet değil, yeni bir safhanın başlangıcı olduğunu belirterek, önümüzdeki dönemde AİHM kararlarının uygulanmasıyla ilgili tartışmaların da ele alınabileceğini işaret etti. Hukuki ve idari düzenlemelerin, adaletin tesisi noktasında etkinleştirilmesi gerektiğini dile getirdi.
Öcalan İçin Yeni Şartlar Vurgusu
Açıklamasının en dikkat çeken kısmında Abdullah Öcalan'ın rolüne değinen Bahçeli, PKK'nın silah bırakma ve fesih kararında önemli bir fonksiyon üstlendiğini hatırlattı. Bahçeli, "Önümüzdeki dönemde de sürece katkı vermeye devam etmesini mümkün kılacak şartların oluşturulması gerekmektedir" diyerek, terörün tamamen gündemden çıkması için zihinsel bir dönüşümün şart olduğunu belirtti. MHP lideri, hedeflerinin şiddetin ve bölücülüğün reddedildiği, siyasi rekabetin demokratik sınırlar içinde kaldığı bir sistem inşa etmek olduğunu sözlerine ekledi.