DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Meclis’te geniş bir mutabakatla kabul edilen çerçeve yasayı tarihi bir adım olarak nitelendirirken, kalıcı barışın ancak demokratikleşme pratikleriyle mümkün olabileceğini vurguladı.
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde 400’ü aşkın milletvekilinin desteğiyle yasalaşan "Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun", siyasetin gündemindeki yerini koruyor. DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, bu yasal düzenlemenin sadece çatışmasızlık ortamı yaratmakla kalmayıp, aynı zamanda demokratik siyasetin önünü açacak bir kaldıraç görevi görmesi gerektiğini belirtti.
Sürecin Güvencesi Toplumsal Katılım
2015 yılındaki çözüm sürecinin aksine bu kez Meclis’in ve yasal bir çerçevenin devrede olmasının önemli bir fark yarattığını ifade eden Hatimoğulları, "Mutlak bir garanti arayışı yerine, süreci geri döndürülemez kılacak mekanizmaları inşa etmeliyiz" dedi. Güvenlik bürokrasisinin süreç üzerindeki ağırlığına ilişkin endişelerini dile getiren Hatimoğulları, çözümün sadece yürütme erkinin inisiyatifine bırakılmaması gerektiğini, TBMM bünyesinde kurulacak komisyonlar ve halkın katılımıyla demokratik bir denetim mekanizmasının şart olduğunu savundu.
İkinci Aşama: Demokratikleşme Hamleleri
Hatimoğulları, yasanın yapısal sorunları tek başına çözmeyeceğini ancak çatışma rejiminin meşruiyet zeminini ortadan kaldırdığını ifade etti. Bundan sonraki süreçte atılması gereken adımları üç ana başlıkta özetledi:
Acil adımlar: Çerçeve yasanın hızlıca uygulamaya konulması ve MGK kararlarıyla sürecin resmileşmesi.
Orta vade: Terörle Mücadele Kanunu (TMK) ve Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) revize edilmesi, yerel yönetimlerin güçlendirilmesi ve hakikat komisyonlarının kurulması.
Uzun vade: Eşit yurttaşlığı temel alan, anadili ve kimlik haklarını güvence altına alan yeni ve demokratik bir anayasa.
Tabularla Değil, Hakikatlerle Yüzleşme
"100 yıllık zihniyet" eleştirilerine yönelik tartışmalara da değinen Hatimoğulları, sözlerinin Cumhuriyet’in kuruluş değerlerine değil, Kürt meselesini inkâr ve güvenlikçi politikalarla çözmeye çalışan statükocu anlayışa yönelik olduğunu belirtti. Hatimoğulları, "Cumhuriyet’i korumanın yolu sorunları dondurmak değil, onu herkes için daha demokratik ve eşit bir yapıya kavuşturmaktır" ifadelerini kullandı.
Kongre Süreci ve Yeniden Yapılanma
DEM Parti’nin 6 Eylül’de gerçekleştireceği kongrenin sadece bir yönetim değişikliği olmadığını belirten Hatimoğulları, bu buluşmayı "kurucu bir siyasetin başlangıcı" olarak tanımladı. Partinin, Türkiye’nin dört bir yanındaki halkların taleplerini karşılayacak, kapsayıcı ve genişlemeyi hedefleyen bir örgütsel yapıya evrileceğini kaydeden Hatimoğulları, barışın ancak toplumsallaştığı takdirde kalıcı olabileceği mesajını yineledi.