DEM Parti Van Milletvekili Gülderen Varlı, Kürtçeye yönelik sistematik engeller ve ayrımcı uygulamaların araştırılması amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne resmi araştırma önergesi sundu.
Önergede, anadilin yalnızca bir iletişim aracı olmadığı; tarihsel hafıza, kültürel kimlik ve toplumsal varoluş açısından temel bir unsur olduğu vurgulandı.
“Kürtçe üzerindeki baskılar toplumsal krize dönüştü”
Hazırlanan metinde, 1932’den itibaren modern yazılı kimlik kazanan Kürtçenin uzun yıllardır yasakçı politikaların gölgesinde kaldığı ifade edildi. DEM Parti, Kürtçenin kamusal alanda karşılaştığı kısıtlamaların artık ciddi bir toplumsal sorun haline geldiğini savundu.
Önergede ayrıca, anadilde eğitim hakkının yasal güvenceye sahip olmamasının çok sayıda mağduriyete yol açtığı belirtildi.
UNESCO vurgusu: Kurmancî ve Zazakî tehlike altında
Metinde, UNESCO tarafından tehlike altındaki diller arasında gösterilen Kurmancî ve Zazakî lehçelerinin korunması gerektiğine dikkat çekildi.
Son dönemde yaşanan bazı olaylar da örnek gösterildi:
Kürtçe konuşan işçilere yönelik saldırılar
- Kültür derneklerine uygulanan yaptırımlar
- Spor kulüplerine yönelik kısıtlamalar
- Çok dilli belediyecilik uygulamalarının sonlandırılması
- Kürtçe tabelaların kaldırılması
- Dil merkezlerinin kapatılması
Bu uygulamaların, anadilin kamusal alandan dışlandığının göstergesi olduğu ifade edildi.
Meclis’e çağrı: “Somut adımlar atılmalı”
- Önergede Meclis’in şu başlıklarda çalışma yürütmesi talep edildi:
- Kürtçe üzerindeki yasakçı politikaların toplumsal etkilerinin incelenmesi
- Anadilde eğitim önündeki engellerin kaldırılması
- Kürtçenin tüm lehçeleriyle korunması ve geliştirilmesi
- Anadili Kürtçe olan yurttaşların dil haklarının yasal güvenceye kavuşturulması
DEM Parti, araştırma önergesiyle birlikte Kürtçeye yönelik “inkâr politikalarının” sona erdirilmesi ve dil haklarının evrensel hukuk çerçevesinde güvence altına alınması çağrısı yaptı.