Muş'un Hasköy ilçesi, alışılagelmişin dışında bir kültürel zenginliğe ev sahipliği yapıyor. Burada yaşayanlar, çocukluklarından itibaren aynı anda üç farklı dili öğrenerek büyüyor. İlçedeki aileler, yüzyıllar öncesinden gelen bu mirası korumaya devam ediyor.
Dil mirası nasıl korunuyor
Fetullah Gülen, dedelerinin Kerbela'dan Anadolu'ya göç ettiğini ve Arapçanın o günlerden kalan bir miras olduğunu anlatıyor. Zamanla bölgedeki Kürt toplumuyla bağ kuran aile, Kürtçeyi de günlük hayatına dahil etmiş. Cumhuriyetin ilanıyla birlikte ise Türkçe, bu üçlü dil yapısının vazgeçilmez bir parçası haline gelmiş. Bugün 70 yaşında olan Gülen, torunlarına da bu üç dili öğretmeyi ihmal etmiyor.
Gençler için durum ne
İlçedeki gençler de bu çok dilli ortamda büyümekten memnun. Eslem ve Ebrar Ödemiş kardeşler, evde anne ve babalarıyla Arapça konuştuklarını, sosyal hayatta ise Türkçe ve Kürtçeyi aktif şekilde kullandıklarını söylüyor. Hasköy'deki bu tablo, farklı dillerin bir arada, huzurla yaşatılabileceğinin en somut örneğini oluşturuyor. Bu yaşam tarzı, bölgenin sosyal dokusunu güçlendiren en önemli değerlerden biri olarak öne çıkıyor.