Diyarbakır merkezli gündemde öne çıkan yeni bir siyasi gelişme yaşandı. Kürd Milli Platformu tarafından paylaşılan “Temel Siyasi Tutum Belgesi”, hem içeriği hem de ortaya koyduğu modelle tartışma yarattı.

Belge neyi kapsıyor, nasıl hazırlandı?
Altı bölümden oluşan belgede, platformun temel amacı Kürt milletinin kolektif ulusal haklarını demokratik meşruiyet çerçevesinde savunmak olarak tanımlandı.
Platform, geçmiş siyasi mücadele deneyimlerini ortak bir hafıza olarak kabul ettiğini ve bu birikim üzerinden yeni bir yol haritası oluşturduğunu belirtti.
En kritik detay: Uluslararası hukuk ve self-determinasyon vurgusu
Belgede, Birleşmiş Milletler normları temel referans olarak gösterildi.
Kürt milletinin kendi kaderini tayin hakkının evrensel bir hak olduğu vurgulanırken, bu hakkın barışçıl ve hukuk temelli yöntemlerle savunulacağı ifade edildi.
BASINA VE KAMUOYUNA
Şubat 2026 tarihinde yaptığımız çağrı ile başlatılan Kürd Milli Platformu’nun oluşturulma süreci, 28–29 Mart 2026 tarihlerinde Amed’de gerçekleştirilen ilk konferans ile kurumsal bir aşamaya taşınmıştır.
Farklı siyasi yelpazelerden 225 değerli siyasi… pic.twitter.com/ijILvQn3P6— Kürd Milli Platformu (@KurdMilli) April 29, 2026
Ayrıca azınlık haklarının korunması ve asimilasyon politikalarına karşı durulması da temel ilkeler arasında yer aldı.
Yeni model: Kolektif liderlik sistemi
Platform, klasik liderlik anlayışı yerine kolektif temsil modelini benimsediğini açıkladı.
Bu kapsamda 40 üyeli bir Meclis ve 11 kişilik bir Yürütme Kurulu oluşturulması planlandı. “Dönüşümlü sözcülük” sistemiyle bireysel otorite yerine kurumsal iradenin ön plana çıkarılacağı belirtildi.
Milli talepler ve stratejik hedefler
Belgede öne çıkan talepler şu başlıklarda toplandı:
Self-determinasyon hakkının tanınması
Anadilde eğitim ve kamusal kullanım hakkı
Tarihi şahsiyetler için iade-i itibar
Yerleşim yeri isimlerinin iadesi
Kaynakların adil paylaşımı
Uluslararası adım planı açıklandı
Platform, Kürt meselesinin uluslararası platformlarda daha güçlü temsil edilmesi için yeni bir diplomasi süreci başlatmayı hedeflediğini duyurdu.
Bu kapsamda Avrupa Konseyi ve Avrupa Parlamentosu gibi kurumlarda girişimlerde bulunabilecek bir “Milli Temsil Heyeti” oluşturulabileceği ifade edildi.