06 Kasım 2026, Cuma
Diyarbakır
Kapalı
11°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Amed TV | Gündem | YÖK'ün 45. yılında DEM Parti'den dikkat çeken çağrı: Kaldırılsın

YÖK'ün 45. yılında DEM Parti'den dikkat çeken çağrı: Kaldırılsın

DEM Parti Eğitim Politikaları Komisyonu, Yükseköğretim Kurulu'nun (YÖK) kuruluşunun 45. yılında sert bir açıklama yaptı. Komisyon, YÖK'ün kaldırılmasını, rektörlerin üniversite bileşenlerinin demokratik iradesiyle belirlenmesini ve akademik özgürlüğün güvence altına alınmasını talep etti.

DEM Parti Eğitim Politikaları Komisyonu, Yükseköğretim Kurulu'nun (YÖK) kuruluşunun 45. yılında sert bir açıklama yaptı. Komisyon, YÖK'ün kaldırılmasını, rektörlerin üniversite bileşenlerinin demokratik iradesiyle belirlenmesini ve akademik özgürlüğün güvence altına alınmasını talep etti.

YÖK'ün 45. yılında DEM Parti'den dikkat çeken çağrı: Kaldırılsın
KAYNAK: (HABER MERKEZİ)

DEM Parti Eğitim Politikaları Komisyonu, Yükseköğretim Kurulu'nun (YÖK) kuruluşunun 45. yılında dikkat çeken bir açıklama yayımladı. 6 Kasım 1981'de 12 Eylül askeri darbesinin ardından kurulan YÖK'ün 45 yıldır üniversiteler üzerindeki merkeziyetçi ve vesayetçi yönetim anlayışının temel kurumlarından biri olmayı sürdürdüğü belirtilen açıklamada, üniversitelerin bilimsel özerkliğinin, akademik özgürlüğünün ve demokratik yönetiminin güvence altına alınmadığı vurgulandı.

"AK PARTİ İKTİDARI DÖNEMİNDE MÜDAHALE ARACI HALİNE GETİRİLDİ"

Açıklamada, özellikle AK Parti iktidarı döneminde bu yapının siyasal iktidarın üniversiteler üzerindeki müdahalelerinin araçlarından biri haline getirildiği savunuldu. Saray rejiminin kayyım politikaları, seçilmiş yerel yöneticilerin görevden uzaklaştırılması, gazetecilerin tutuklanması, demokratik hak ve özgürlüklerin sınırlandırılması ve farklı toplumsal kesimlerin siyasal ve kamusal alandan dışlanmasının otoriter yönetim anlayışının farklı görünümleri olduğu ifade edildi.

REKTÖR ATAMALARINA TEPKİ

Üniversitelerdeki rektör atamalarının da bu yönetim pratiğinden bağımsız olmadığı belirtilen açıklamada, üniversite bileşenlerinin iradesini yok sayan, rektörleri siyasal tercihlerle belirleyen anlayışın kayyım siyasetinin üniversitelere yansıyan biçimi olduğu değerlendirmesinde bulunuldu. Boğaziçi Üniversitesi'nde 2021 yılında başlayan direnişin bu müdahalelere karşı akademisyenlerin ve öğrencilerin yükselttiği demokratik itirazın önemli bir örneği olduğu kaydedildi. Açıklamada, "Bu mücadele, üniversitelerin iktidarın değil, bilim insanlarının, öğrencilerin ve üniversite emekçilerinin ortak yaşam alanı olduğunu göstermiştir" ifadelerine yer verildi.

"GENÇLER YALNIZCA GELECEĞİN DEĞİL, BUGÜNÜN DE ÖZNESİDİR"

Gençlerin siyasetin dışına itilmesi, örgütlenme ve ifade özgürlüklerinin sınırlandırılması ve üniversitelerin itaatkâr bireyler yetiştiren kurumlara dönüştürülmesinin kabul edilemez olduğu vurgulandı. Gençlerin yalnızca geleceğin değil, bugünün de toplumsal ve siyasal öznesi olduğu belirtildi.

NASIL BİR ÜNİVERSİTE İSTENİYOR?

Açıklamada, hedeflenen üniversite modeli şu maddelerle sıralandı: YÖK'ün kaldırıldığı, merkeziyetçi vesayetin sona erdiği, rektörlerin üniversite bileşenlerinin demokratik iradesiyle belirlendiği, akademik ve bilimsel özgürlüğün güvence altına alındığı, öğrencilerin, akademisyenlerin ve üniversite emekçilerinin söz ve karar sahibi olduğu, anadilinde eğitimin, çoğulculuğun, eşitliğin ve özgürlükçü laikliğin esas alındığı, eğitimin piyasanın değil kamusal yararın temelinde örgütlendiği bir üniversite.

DEM Parti'den "Demokratik Cumhuriyet" vurgusu: Kürt meselesi çözülmeden  kriz aşılmaz

"KAYYIMCI ANLAYIŞA SON"

Komisyon, YÖK'ün kuruluş yıl dönümünde üniversitelerin iktidarların ideolojik aygıtı, sermayenin ihtiyaçlarına göre şekillendirilen kurumlar olmadığını bir kez daha vurguladı. Üniversite özgürlüğünün toplumun demokratikleşmesinin temel koşullarından biri olduğu ifade edilerek "Kayyımcı anlayışa, siyasal vesayete ve akademik baskılara son! YÖK kaldırılsın! Özerk, demokratik, özgür ve kamusal üniversite kurulsun! Gençler söz sahibi olsun, üniversiteler özgürleşsin!" çağrısı yapıldı.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız