6 yıldır kayıp olan Gülistan Doku dosyasında yaşanan son gelişmeler, yalnızca bir soruşturmayı değil; Türkiye’de kadın ölümlerine yaklaşımı da yeniden tartışmaya açtı. Dosyanın neden şimdi gündeme geldiği sorusu ise yeni bir tartışmanın merkezinde.
İnsan hakları savunucusu ve avukat Eren Keskin, Gülistan Doku dosyasındaki gelişmeleri değerlendirirken, sürecin yalnızca hukuki değil, politik boyutuna da işaret etti.
“Gizlilik kararı faili koruyor”
İnsan Hakları Derneği Merkez Yürütme Kurulu üyesi olan Keskin, özellikle “gizlilik kararı” uygulamasının soruşturmalarda kritik bir sorun olduğunu belirtti.
Keskin’e göre bu kararlar, mağdur tarafın dosyaya erişimini engelliyor. Buna karşılık bazı bilgilerin medya üzerinden dolaşıma girmesi, yargı sürecine dair soru işaretlerini büyütüyor.
“Savunmanın dışlandığı dosyalarda delillerin tartışılması mümkün olmuyor. Bu da gerçeğin ortaya çıkmasını zorlaştırıyor” diyen Keskin, Gülistan Doku dosyasının bu açıdan çarpıcı bir örnek olduğunu söyledi.
“İntihar” tartışması nasıl kırıldı?
Dosyanın ilk aşamalarında olayın “intihar” olarak değerlendirilmesine dikkat çeken Keskin, bu yaklaşımın birçok şüpheli kadın ölümünde tekrarlandığını ifade etti.
Keskin’e göre “intihar” söylemi, olayın üzerinin kapatılmasına yol açan bir çerçeve yaratıyor. Ancak Gülistan Doku dosyasında bu anlatının zamanla tartışmaya açılması, sürecin seyrini değiştirdi.
“Dosya neden şimdi gündeme geldi?”
Keskin, dosyanın yıllar sonra yeniden tartışılmasını “iktidar içi dengeler” ile ilişkilendirdi. Ona göre bazı dosyaların görünür hale gelmesi, yalnızca hukuki süreçlerle değil, politik gelişmelerle de bağlantılı.
Bu değerlendirme, kamuoyunda uzun süredir tartışılan “cezasızlık” ve “yargı bağımsızlığı” başlıklarını yeniden gündeme taşıdı.
Benzer dosyalar yeniden tartışılıyor
Gülistan Doku dosyasındaki gelişmeler, daha önce kamuoyuna yansıyan diğer şüpheli kadın ölümlerini de yeniden gündeme getirdi.
Rabi Naz Vatan, Nadira Kadirova, İpek Er ve Yeldana Kaharman gibi dosyalar, benzer tartışmalarla birlikte yeniden hatırlatılıyor.
Kadın cinayetleri tartışması büyüyor
Keskin, kadın ölümlerine ilişkin değerlendirmesinde, bu olayların bireysel değil, yapısal bir sorun olarak ele alınması gerektiğini vurguladı.
Kadın örgütlerinin yıllardır dile getirdiği “şüpheli ölümler” başlığı, Gülistan Doku dosyasındaki gelişmelerle birlikte yeniden güçlü bir şekilde kamuoyunun gündemine girdi.