22 Ekim 2026, Perşembe
Diyarbakır
Açık
16°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Amed TV | Gündem | DEM Parti Sözcüsü Doğan: "Süreç enfeksiyona açık halde tutuluyor"

DEM Parti Sözcüsü Doğan: "Süreç enfeksiyona açık halde tutuluyor"

DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, barış sürecine ilişkin "Sürecin ritmine kesinlikle uygun olmayan bazı gelişmelerden hemen her gün bahsetmek durumunda kalıyoruz" ifadelerini kullandı.

DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, barış sürecine ilişkin "Sürecin ritmine kesinlikle uygun olmayan bazı gelişmelerden hemen her gün bahsetmek durumunda kalıyoruz" ifadelerini kullandı.

DEM Parti Sözcüsü Doğan: "Süreç enfeksiyona açık halde tutuluyor"
KAYNAK: (HABER MERKEZİ)

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Sözcüsü Ayşegül Doğan, DEM Parti Genel Merkezi'nde düzenlediği basın toplantısında Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısına dair değerlendirmelerde bulundu. Toplantıda fon soruşturması, barış süreci ve cezaevlerindeki uygulamalar gibi konuların ele alındığını belirten Doğan, gündeme ilişkin önemli mesajlar verdi.

"100 YILIN YOLSUZLUĞU"

Fon soruşturmasına dair konuşan Ayşegül Doğan, "O kadar büyük bir soygun ve yolsuzluk ki 100 yılın yolsuzluğu olarak değerlendirmeler yapılıyor. Şu ana kadar 455 bini aşkın yurttaşın birikimini etkilediği ve birkaç gün içinde eridiği ilk etapta yaptığımız tespit" diyerek konunun MYK gündeminde ele alındığını belirtti.

"SÜRECE UYGUN OLMAYAN GELİŞMELER"

Toplantıda sürecin de değerlendirildiğini söyleyen Doğan, "Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nin ritmine kesinlikle uygun olmayan bazı gelişmelerden hemen her gün bahsetmek durumunda kalıyoruz. Barıştan anlaşılan daha demokratik bir ortamın ortaya çıkması ve daha demokratik bir ortamda insanların düşünce, ifade ve örgütlenme özgürlüğünden doğrudan yararlanabilmeleri, en azından yararlanabileceklerine ilişkin emarelerin ortaya çıkmasıdır" dedi.

"KOŞULLAR NE ZAMAN DEĞİŞECEK?"

Süreçte adımların karşılıklı atılması gerektiğini vurgulayan Doğan, "Şimdi bir yandan hareket yönetiminin yaptığı açıklamalar var. Sürecin ilerlemesi için üzerlerine düşen adımları attıklarını söylüyorlar. Öte yandan birçok alandan çekildiklerini ve artık Türkiye için sınırlara yakın ya da uzak hiçbir şekilde silahlı bir tehdit olmadıklarını ifade ettiler. Temel beklentilerinin İmralı'da Sayın Öcalan'a kapılarının açılması, koşullarının değişmesi, doğrudan temas kurabilmesi ve özgürlüğünün sağlanması olduğunu ifade ediyorlar. İktidar yetkililerinin yaptığı açıklamalara baktığımızda ise sürecin kendi mecrasında yürüdüğünü ifade ediyorlar. Şimdi eğer kendi mecrasında yürüyorsa süreç, haklı bazı sorulara yanıt vermek gerekiyor. 22 Ekim 2024'te yapılan çağrıdan bugüne Sayın Öcalan'ın içinde bulunduğu koşullarla ilgili değişiklikler DEM Parti İmralı heyetinin yaptığı ziyaretlerle sınırlı. Aile görüşmeleri yapılıyor ama bunların da bir rutini yok. Peki, bunlar ne zaman değiştirilecek sorusuna sıklıkla muhatap arayan bir siyasi parti olarak soruyoruz: Bu koşullar ne zaman değiştirilecek" diye sordu.

"KURUL NİYE BEKLETİLİYOR?"

Ayşegül Doğan, "Barış ve Siyasallaşma Kurulu ne zaman çalışmaya başlayacak, niye bekletiliyor? Bu çalışmaları hangi el bekletiyor? Yani bizim göremediğimiz, bilmediğimiz bu sürece uzanan bir el mi var? Böyle bir el mi devrede? Ne oluyor sorusunu soruyoruz. Çünkü biz sürecin ilerlemesini istiyoruz. Sürecin güven telkin eden yeni adımlarla ve kamuoyunun kaygılarını gidererek yürümesini istiyoruz. Sürecin zamana yayılmasına neden olan her şeyin bir şekilde çözülmesi gerektiğini zaten tüm taraflar tespit diyor. Çünkü zamana yaymak, bu süreçte en çok kullanılan kavramla süreci enfekte edebilir. Bu tespitte de hemfikir ise tüm taraflar, o halde ne bekleniyor? Niye enfeksiyona açık bir halde tutuluyor? Böyle tutulmasına gerek yok" ifadelerini kullandı.

"BELİRSİZLİKLER HALA DURUYOR"

Doğan, "Geçen bunca sürede örgüt, yapılan çağrıya hızla cevap verdi. Ateşkes ilan etti, ateşkesten hemen sonra kongreyi topladı ve fesih kararını kamuoyuyla paylaştı. Akabinde silahları yakarak imha ettiler. Sonra Türkiye'den çekileceklerini duyurdular. Sonra Türkiye'den tamamen çekildiklerini sınıra yakın uzak hiçbir yerde artık herhangi bir örgüt varlığının kalmadığını ifade ettiler. Aralarda yaptıkları açıklamalar, söyleşiler kamuoyunca takip ediliyor. Dönmek ne anlama geliyor? Dönüş koşulları nasıl oluşturulmalı? Tüm bunlarla ilgili hiç mi adım atılmadı? Atıldı tabii ki. Diyalog çok kıymetli bir şey, partimiz bunu çok önemsiyor. Diyalog kanallarının asla kapanmaması gerektiğini düşünüyoruz. Ancak demokratik siyaset alanının açılması için çıkartılan çerçeve yasanın yürürlüğüne ilişkin belirsizlikler hala ortada duruyor. Ne zaman giderilecek bu belirsizlikler?" diye konuştu.

CEZAEVLERİNDEKİ UYGULAMALAR

Doğan, cezaevlerindeki uygulamalara ilişkin de çarpıcı örnekler verdi: “Bakın ben size örnekler vereyim hapishanelerden; kocaman bir liste var önümde. Tek tek, isim isim herkese giremeyeceğim. Herkesten bahsedemeyeceğim. Bakın 30 yıl hapiste kalmış, 30 yılı aşkın zaman hapiste kalmış insanlar hapishane koşullarında tutulamayacak haldeyken bile halen cezaevi idare ve gözlem kurulları aracılığıyla hapiste tutuluyorlar. Üstelik keyfi nedenlerle tutuluyorlar. İnsanlar haklı olarak sorarlar; 'Sürecin temposuna uygun mu yaşananlar' diye? Kurullar çalışmazsa sorarlar. ÖHD'nin açıkladığı verilere göre son 3 ayda en az 90 tutsağın infazı uzatılmış. Her biri farklı hapishanelerde. Uygulama aynı ve gerekçelerde birbirinden çok farklı değil.”

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız