Yeşilçam’ın efsane ismi Kadir İnanır, sadece beyaz perdedeki unutulmaz karakterleriyle değil, toplumsal meselelerde aldığı cesur ve barış yanlısı tavırla da Türkiye’nin hafızasına kazındı.
Türk sinemasının dev ismi Kadir İnanır, 77 yaşında hayata veda ederken geride sadece filmlerini değil, Türkiye’nin en çetrefilli siyasi tartışmalarında aldığı net pozisyonları da bıraktı. Kendisini bir "barış elçisi" olarak tanımlayan İnanır, hayatı boyunca devletin zirvesiyle girdiği diyaloglardan çözüm sürecindeki aktif rolüne kadar pek çok başlıkta tartışmaların odağında yer aldı.
Ahmet Kaya gecesinden bugüne uzanan duruş
İnanır’ın siyasi kimliğinin en çok sorgulandığı anlardan biri, 1999 yılında Ahmet Kaya’ya yönelik saldırının gerçekleştiği ödül gecesiydi. O gece salonda olmadığını belirten usta oyuncu, yıllar sonra gelen eleştirilere karşı dostuna sahip çıkarak, "Orada olsaydım gereğini yapardım" diyerek tepkisini dile getirmişti. Dönemin Başbakanı Erdoğan’ın bu konudaki "Hepiniz oradaydınız" çıkışını ise "kaba" bulduğunu ifade ederek, aralarındaki kişisel hukuktan duyduğu kırgınlığı açıkça belirtmişti.
Çözüm süreci ve Akil İnsanlar dönemi
2013 yılındaki çözüm sürecinde Akil İnsanlar Heyeti’nde yer alarak Akdeniz bölgesinde saha çalışmaları yürüten İnanır, bu dönemde iktidarın sertleşen diline karşı çıkan nadir isimlerdendi. Erdoğan ile yaptığı bir toplantıda, "Dilinizi biraz sakinleştiremez misiniz?" sorusunu yönelten İnanır, aldığı "Nasıl Kadir İnanır oldun?" yanıtıyla o dönem siyasetin ne kadar keskinleştiğini kamuoyuna göstermişti.
Gezi olaylarında ise ne iktidara ne de sokak eylemlerine tam destek veren bir denge politikası izledi. Demokratik hak arayışının zor kullanılarak bastırılmasına karşı çıkan İnanır, her zaman şiddetin karşısında durduğunu vurguladı.
Kürt sorunu ve barışa adanmış bir yaşam
Kadir İnanır, Kürt meselesine dair görüşlerini her daim "birlikte yaşam" vurgusuyla dile getirdi. İstanbul’da yaşayan milyonlarca Kürt vatandaşın Türkiye’nin bir parçası olduğunu belirten sanatçı, ayrılıkçı söylemleri hiçbir zaman desteklemediğini ifade etti. Selahattin Demirtaş’ın kitabından uyarlanan tiyatro oyununu izlediği için dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu tarafından hedef alınmasına ise "Biz orada barış için oradaydık" yanıtını vererek geri adım atmadı.
Son dönemde verdiği röportajlarda çözüm sürecinin mimarisini "Fikir Öcalan’dan, uygulama Erdoğan’dan" şeklinde özetleyen İnanır, siyaset kurumunu sürekli uyarma görevini üstlendiğini belirtti. İnanır’ın barışa olan inancı, son günlerine kadar değişmedi: "Bugün çağırsa yine en önde giderim, yeter ki adı barış olsun."