Marmara Denizi'nde hareketlilik sürüyor; Adalar merkezli son sarsıntı bölge sakinlerine kısa süreli panik yaşatırken, uzmanlar deprem gerçeğini farklı açılardan değerlendirdi.
İstanbul güne yine yerin altından gelen seslerle uyandı. Kandilli Rasathanesi tarafından paylaşılan verilere göre, Adalar açıklarında saat 11.30 sularında 3.1 büyüklüğünde bir sarsıntı kaydedildi. Yerin 11 kilometre derinliğinde meydana gelen bu hareketlilik, bölgedeki mikro deprem aktivitesinin devam ettiğini bir kez daha gözler önüne serdi.
Fay hattındaki hareketlilik ne anlama geliyor?
Yaşanan sarsıntıların ardından gözler yeniden uzman isimlere çevrildi. Jeoloji Yüksek Mühendisi Prof. Dr. Okan Tüysüz, sosyal medya üzerinden yaptığı değerlendirmede, Adalar fayındaki mikro depremlerin bölgenin aktif olduğunu gösterdiğini belirtti. Tüysüz, "Her büyük sarsıntının ardından artçı depremler yaşanır ancak her küçük hareketlilik büyük bir depremin öncüsü değildir. Bir depremin öncü olup olmadığını ancak arkasından büyük bir kırılma gelirse anlayabiliriz" ifadelerini kullanarak süreci yakından takip ettiklerini vurguladı.
Büyük İstanbul depremi için tarih ve tsunami tahmini
Konuyla ilgili daha kapsamlı bir projeksiyon sunan Deprem Bilimci Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan ise halkı gereksiz paniğe kapılmamaları konusunda uyardı. Sadece küçük sarsıntıların sayısına bakarak deprem tahmini yapılamayacağını belirten Ercan, yerin fiziksel özelliklerinin detaylı izlenmesi gerektiğini hatırlattı.
Kuzey Marmara'da beklenen olası büyük depreme dair öngörülerini paylaşan Ercan, kırılmanın yatay ve düşey bileşenlerine dikkat çekti. Olası bir depremde oluşabilecek tsunami dalga yüksekliğinin 2.5 metreyi geçmeyeceğini belirten uzman isim, büyük kırılma için 2045 ile 2150 yılları arasındaki geniş bir takvim aralığına işaret etti. Ercan, en olası dönemin ise 2075 yılı civarı olduğunu sözlerine ekledi.