İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin yayımladığı son rapor, Türkiye’de iş güvenliği alanındaki ağır tabloyu bir kez daha ortaya koydu.
Nisan ayında 189 işçi hayatını kaybederken, 2026’nın ilk dört ayında toplam can kaybı 622’ye ulaştı. Verilere göre, her gün ortalama en az 6 emekçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi.
En çok ölüm sanayi ve inşaatta
Rapora göre iş cinayetlerinin sektörel dağılımında dikkat çeken başlıklar şöyle:
Sanayi: 59 ölüm
İnşaat: 51 ölüm
Tarım: 41 ölüm
Hizmet: 38 ölüm
İstanbul, Ankara, Bursa ve Diyarbakır gibi üretim merkezleri, ölümlerin yoğunlaştığı iller arasında öne çıktı.
Çocuk işçiler de hayatını kaybetti
Nisan ayı verilerinde en çarpıcı detaylardan biri çocuk işçilik oldu.
14 yaş altı 3 çocuk
15-17 yaş arası 2 genç işçi
iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi.
Ayrıca hayatını kaybedenlerin:
14’ü kadın
3’ü göçmen işçi
olarak kayıtlara geçti. Sendikalı işçi oranının ise sadece yüzde 7 olması, güvencesiz çalışmanın boyutunu ortaya koydu.
Ölümlerin başlıca nedeni: Trafik ve ihmal
Raporda iş cinayetlerinin temel nedenleri şöyle sıralandı:
Trafik ve servis kazaları
Yüksekten düşme
Ezilme ve göçük
Kalp krizi ve aşırı çalışma koşulları
Özellikle tarım ve taşımacılık sektörlerinde ulaşım kaynaklı ölümlerin ciddi boyutlara ulaştığı vurgulandı.
Mühendisler de risk altında
Raporda dikkat çeken bir diğer başlık ise beyaz yakalı çalışanlar oldu.
Nisan ayında 5 mühendis iş kazalarında hayatını kaybetti. Ayrıca staj yaptığı gemide mobbing gördüğü belirtilen bir öğrencinin yaşamına son vermesi, çalışma hayatındaki psikolojik baskıyı da gündeme taşıdı.
Tarımda ölümler iki katına çıktı
Havaların ısınmasıyla birlikte tarım sektöründe ölümler hızla arttı.
Uzmanlara göre bu artışın başlıca nedenleri:
Bakımsız traktörler
Güvensiz servis taşımacılığı
Barınma koşullarındaki yetersizlik
Burdur’un Bucak ilçesinde 7 işçinin hayatını kaybettiği servis kazası, bu ihmallerin en acı örneklerinden biri olarak kayıtlara geçti.
Denetimsizlik “ölüm zinciri” yaratıyor
İSİG Meclisi, iş cinayetlerinin temelinde denetimsizlik ve yaptırım eksikliği olduğunu vurguladı.