Güncel

Erdoğan’ın Başdanışmanı Uçum’dan umut hakkı açıklaması

Mehmet Uçum, umut hakkının şartla salıverilme anlamına geldiğini ve uygulanabilmesi için iki koşul gerektiğini açıkladı.

Abone Ol

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, Devlet Bahçeli tarafından gündeme getirilen ve Abdullah Öcalan üzerinden tartışılan “umut hakkı” konusuna ilişkin bir değerlendirme yazısı kaleme aldı. Söz konusu analiz, Anadolu Ajansı platformunda yayımlandı.

Yazıda, umut hakkı tartışmalarının çoğunlukla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları üzerinden yorumlandığı belirtilerek, bu kavramın hukuki açıdan şartla salıverilme ile ilişkili olduğu ifade edildi. Analizde, umut hakkının af ya da doğrudan tahliye anlamına gelmediği özellikle vurgulandı.

UMUT HAKKI VE ŞARTLA SALIVERİLME İLİŞKİSİ

Değerlendirmede, umut hakkının bağımsız bir hukuki hak olmadığı, koşullu salıverilmenin farklı bir ifade biçimi olduğu görüşü öne çıkarıldı. Türkiye’de mevzuatta “umut hakkı” ifadesi yerine “koşullu salıverilme” kavramının kullanıldığı hatırlatıldı.

Ayrıca, şartla salıverilmenin otomatik olarak devreye giren bir hak olmadığı, bunun belirli şartların sağlanmasına bağlı bir hukuki imkan olduğu belirtildi. Bu kapsamda hükümlünün belirlenen minimum ceza süresini tamamlaması ve bu süreçte iyi hal göstermesi gerektiği ifade edildi.

KAPSAM DIŞI SUÇLAR VE OLASI DÜZENLEME ALANI

Analizde, mevcut uygulamada bazı suçların koşullu salıverilme kapsamı dışında kaldığı hatırlatıldı. Bu kapsamın genişletilmesi halinde, özellikle devlet güvenliği, anayasal düzen ve milli savunmaya karşı örgütlü suçlardan ağırlaştırılmış müebbet cezası alanların kapsama girebileceği belirtildi.

Bu noktada karar yetkisinin tamamen Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne ait olduğu ifade edildi. Meclisin isterse kapsamı genişletebileceği, isterse özel bir düzenleme ile sınırlı uygulama getirebileceği kaydedildi.

CEZA SÜRELERİ VE UYGULAMA ŞARTLARI

Metinde, kapsam genişlemesi olması durumunda da hükümlülerin otomatik tahliye edilmeyeceği vurgulandı. Buna göre mevcut infaz hükümleri geçerli olmaya devam edecek.

Buna göre:

• Müebbet hapis cezası alanlar için yaklaşık 30 yıl

• Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alanlar için yaklaşık 36 yıl

• Birden fazla müebbet ceza durumunda yaklaşık 40 yıl

• Müebbet yanında süreli ceza olması halinde en fazla 40 yıl cezaevinde kalma süresi öngörülüyor.

KOŞULLU SALIVERİLMEDE DEĞERLENDİRME SÜRECİ

Koşullu salıverilmenin gerçekleşmesi için yalnızca ceza süresinin dolmasının yeterli olmadığı ifade edildi. İdare ve gözlem kurullarının düzenli raporları ile infaz hakimliği kararının birlikte olumlu olması gerektiği belirtildi.

Aksi durumda hükümlünün cezaevinde kalmaya devam edeceği, koşullu salıverilme sürecinde yeni suç işlenmesi halinde ise infaz süresinin uzayabileceği ifade edildi.

Analizde, terör suçları kapsamında verilen cezalar açısından mevcut sistemde farklı uygulamalar bulunduğu belirtildi. Özellikle PKK ve FETÖ gibi örgütlere ilişkin hükümlüler açısından infaz sürecinin mevcut mevzuata göre yürütüldüğü ifade edildi.

Yeni bir düzenleme yapılması halinde ise hükümlülerin yine belirlenen asgari süreleri tamamlaması ve iyi hal şartını sağlaması gerektiği vurgulandı.

ANALİZ METNİNDE YER ALAN AÇIKLAMALAR

"Öncelikle belirtelim ki umut hakkı olarak tartışılan husus, daha önce ilgililerce etraflıca açıklandığı gibi kişiye özgü veya münfesih terör örgütü PKK'nın elebaşı Abdullah Öcalan'a yönelik bir tahliye imkanı değildir. Umut hakkı doğrudan tahliye de sağlamaz. Umut hakkı, bir af uygulaması ise hiç değildir. Daha da önemlisi, umut hakkı bağımsız bir hak değil şartla salıverilme imkanının başka türlü ifadesidir."