Elazığ, Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK) ve Fırat Üniversitesi iş birliğiyle düzenlenen Değerlendirici Derinleşme Eğitimi'ne ev sahipliği yapıyor. İpekyolu Uluslararası Çocuk Gençlik Çalışmaları Merkezi'nde başlayan eğitim, yükseköğretim kurumlarındaki kalite standartlarını daha ileri bir seviyeye taşımayı amaçlıyor. Açılış konuşmalarının ardından başlayan interaktif oturumlar, katılımcıların kurumsal değerlendirme becerilerini geliştirmelerine olanak tanıyor. YÖKAK Başkanı Prof. Dr. Ümit Kocabıçak ve Fırat Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fahrettin Göktaş, kurumsal kalite süreçlerinin ve akreditasyonun önemine dikkat çekerek eğitimin önemini vurguladılar. Gün boyu sürecek olan bu çalışmalar, üniversitelerin kendi iç kalite güvence sistemlerini daha etkin bir şekilde yönetmelerine katkı sağlamayı hedefliyor.
Kalite güvencesi neden kritik
Yükseköğretimdeki kurumsal çeşitliliğe ve kalite güvence sistemlerinin gerekliliğine değinen YÖKAK Başkanı Prof. Dr. Ümit Kocabıçak, Türkiye'deki üniversite sayısının 2001 yılında 75 iken bugün 208'e ulaştığını hatırlattı. Üniversitelerin yüzde 65'inin 20-25 yıllık bir geçmişe sahip olduğunu belirten Kocabıçak, tüm üniversitelerin aynı kalite seviyesinde olduğunu söylemenin mümkün olmadığını ifade etti. Bu noktada kalite güvencesi sistemlerinin kurulmasının ve üniversitelerin niteliklerinin geliştirilmesinin büyük önem taşıdığını vurgulayan Kocabıçak, değerlendiricilerin bu süreçteki rolünün kritik olduğunu belirtti. Eğitim programı, katılımcıların bu kalite standartlarını kendi kurumlarında nasıl uygulayacaklarına dair pratik bilgiler sunuyor.
Köklü bir eğitim geleneği
Yükseköğretimin tarihi sürecine ve temel misyonuna değinen Fırat Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fahrettin Göktaş, üniversitelerin temel görevinin eğitim öğretim faaliyetlerini yürütmek ve bilimsel araştırmalar yapmak olduğunu belirtti. Anadolu'daki üniversite geleneğinin Selçuklular ve Osmanlı dönemindeki medrese eğitimine dayandığını anımsatan Göktaş, Cumhuriyet döneminde bu geleneğin Darülfünun ile devam ettiğini söyledi. Bugün ulaşılan 208 üniversitenin, aslında çok köklü bir geçmişin ve birikimin bir sonucu olduğunu ifade eden Göktaş, bu tecrübelerin zamanla belirli standartların oluşmasına vesile olduğunu dile getirdi. Eğitim, üniversitelerin bu köklü geçmişten aldıkları güçle geleceğin kalite standartlarını nasıl inşa edecekleri üzerine odaklanıyor.