Meme kanseri riski her 8 kadından birini etkiliyor
Diyarbakır Memorial Hastanesi, Dünya Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında kadınları bilgilendirmek için özel bir çalışma başlattı. Hastanenin Cerrahi Onkoloji ve Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Musluh Hakseven, dünya genelinde her 8 kadından birinin meme kanseri riskiyle karşı karşıya olduğunu vurguladı. Bu oranın yaklaşık yüzde 12 seviyesinde seyrettiğini belirten Dr. Hakseven, her yıl milyonlarca yeni vaka tespit edildiğini ifade etti. Uzmanlar, bu ciddi tablo karşısında kadınların kendi vücutlarını tanımalarının ve düzenli kontrollerini yaptırmalarının hayati önem taşıdığını hatırlatıyor.
Erken teşhis için belirtileri takip edin
Meme kanseri, hücrelerin kontrolsüz çoğalmasıyla ortaya çıkan ve vücudun diğer bölgelerine yayılabilen bir hastalık olarak tanımlanıyor. Dr. Hakseven, hastalığın belirli bir yaş aralığı olmadığını ancak 40 yaşından sonra riskin arttığını belirtiyor. Yine de genç yaşlarda da görülebilen bu hastalıkta, memede yeni oluşan kitleler, ağrılar, meme başında çekilme veya ciltte portakal kabuğu görünümü gibi değişimler şüphe uyandırıcı kabul ediliyor. Bu belirtilerin her zaman kanser anlamına gelmediğini ancak mutlaka bir hekime başvurulması gerektiğini vurgulayan uzmanlar, erken tanının tedavi sürecini kolaylaştırdığını belirtiyor.
Mamografi korkusunu bir kenara bırakın
Toplumda mamografi tetkikinin zararlı olduğuna dair yanlış bir algı bulunduğunu söyleyen Dr. Hakseven, bu yöntemin kanseri henüz agresifleşmeden yakalayabilen basit ve ulaşılabilir bir araç olduğunu ifade ediyor. Hastaların mamografiden kaçınmasının erken teşhis şansını düşürdüğünü belirten uzmanlar, bu tetkikin radyasyon nedeniyle kansere yol açtığı bilgisinin gerçeği yansıtmadığını vurguluyor. Erken tanı sayesinde hastalar, ağır cerrahi müdahalelere veya yoğun kemoterapi süreçlerine gerek kalmadan sağlıklarına kavuşabiliyor.
Yaşam tarzı değişiklikleri riski azaltabilir
Meme kanseri riskini artıran faktörler arasında erken adet görme, geç menopoza girme, az doğum yapma veya emzirmeme gibi durumlar yer alıyor. Ayrıca hareketsiz yaşam, yağlı beslenme, alkol ve sigara kullanımı da kanser riskini tetikleyen unsurlar arasında bulunuyor. Dr. Hakseven, kadınların ayna karşısında düzenli olarak asimetri veya düzensizlik kontrolü yapmalarını öneriyor. Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen tarama programları kapsamında 40 yaş üstü kadınların aile sağlığı merkezleri ve KETEM birimlerinde ücretsiz tarama yaptırabileceği hatırlatılıyor. Sağlığın utanılacak bir konu olmadığını belirten uzmanlar, herhangi bir şüphe durumunda vakit kaybetmeden profesyonel destek alınması gerektiğini vurguluyor.