Elazığ’ın Karakoçan ilçesinde lokantacıların yarım asırdır sürdürdüğü İhtiyaç Sahibi Masası uygulaması sayesinde ilçede kimse aç kalmıyor. Yaklaşık 50 yıldır devam eden bu gelenek, ilçedeki dayanışma ruhunu canlı tutuyor. Lokantalara gelen ihtiyaç sahibi vatandaşlar, herhangi bir ücret ödemeden yemek yiyebiliyor. İşletme sahipleri, maddi durumu yetersiz olan kişileri geri çevirmeden en iyi şekilde ağırlıyor. İhtiyaç sahipleri lokantaya girdiklerinde çorba veya yemek talep edebiliyor. Kendilerinden hiçbir şekilde ücret talep edilmiyor. Bu uygulama, paylaşmanın ve toplumsal yardımlaşmanın en somut örneklerinden biri olarak dikkat çekiyor.
Gelenek nesilden nesile aktarılıyor
Lokantacı Turan Yetik, bu geleneği büyüklerinden devraldıklarını ve aynı kararlılıkla sürdürdüklerini belirtiyor. Karakoçan merkezindeki lokantalarda uygulanan bu sistem, ilçedeki diğer işletmeler tarafından da benimsenmiş durumda. Yetik, bu uygulamayı bir reklam aracı olarak görmediklerini, tamamen ihtiyaç sahiplerine destek olmak amacıyla yaptıklarını vurguluyor. Hiçbir karşılık beklemeden yapılan bu hizmet, ilçenin sosyal dokusunu güçlendiriyor. Lokantaya gelen ihtiyaç sahipleri, farklı saatlerde gelerek yemek ihtiyaçlarını karşılıyor. İşletmeciler, gelen misafirleri en iyi şekilde ağırlayarak çorba veya yemek ikramında bulunuyor. Yetik, bu uygulamanın sadece kendi lokantalarında değil, ilçedeki diğer esnaflar tarafından da uzun yıllardır uygulandığını ifade ediyor.
Tüm Türkiye'ye örnek olma çağrısı
Turan Yetik, bu güzel geleneğin Karakoçan sınırlarını aşarak tüm Türkiye'ye yayılmasını arzuladıklarını dile getiriyor. Yetik, ihtiyaç sahiplerinin lokanta kapısından geri çevrilmemesi gerektiğini savunuyor. Bu tür yardımların bereket getirdiğine inanan Yetik, esnaflara çağrıda bulunuyor. Sen bir verirsen, kesinlikle onun yerine on gelir diyerek bu uygulamanın manevi kazancına dikkat çekiyor. Yetik, esnafların bu uygulamayı denemelerini ve sonuçlarını görmelerini tavsiye ediyor. Gerçekten denendiğinde, bu iyilik hareketinin bırakılamayacak kadar değerli olduğunu belirtiyor. Karakoçan'dan yükselen bu ses, toplumsal dayanışmanın küçük bir ilçeden tüm ülkeye yayılabileceğini gösteriyor. İyilik geleneği, lokantacıların özverisiyle her geçen gün daha fazla insana ulaşıyor. Bu uygulama, sadece karın doyurmakla kalmıyor, aynı zamanda insanlara yalnız olmadıklarını hissettiriyor. Karakoçan halkı, yarım asırdır süren bu geleneği yaşatarak dayanışmanın gücünü herkese kanıtlıyor.