Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Serra Bucak, barışın sadece silahların susmasıyla değil, demokratik ve katılımcı bir yerel yönetim anlayışıyla mümkün olduğunu belirterek, çözümün merkezine halkın iradesini koydu.
Diyarbakır’da düzenlenen özel bir çalıştayda konuşan Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Serra Bucak, toplumsal barışın inşasına dair vizyonunu paylaştı. Mayıs ayındaki forumun devamı niteliğinde olan ve 11 Temmuz’daki sembolik bir günle eşleşen toplantıda Bucak, barışın sadece çatışmasızlık olarak tanımlanmasının eksik bir yaklaşım olduğunu savundu.
Barışın mahallelerden başlayarak köylere kadar yayılan, emekçilerin ve gençlerin dahil olduğu kolektif bir inşa süreci olması gerektiğini vurgulayan Bucak, bu sürecin toplumsal katmanlarla örülmesi gerektiğinin altını çizdi.
Yerel yönetimlerin barışın inşasındaki stratejik rolü
Geçmişteki barış süreçlerinin genellikle hükümetler ve uluslararası aktörler arasında kapalı kapılar ardında yürütüldüğünü hatırlatan Bucak, bu modellerin halkı ve kadınları karar mekanizmalarından dışladığına dikkat çekti. Kürt kadın hareketinin barış ve özgürlük mücadelesindeki öncü rolüne vurgu yapan Bucak, barışın yukarıdan aşağıya değil, tabandan yukarıya doğru şekillenmesi gerektiğini belirtti.
Dünya örneklerinin, özellikle Güney Afrika deneyiminin yerel yapıların gücünü kanıtladığını ifade eden Bucak, toplumun doğrudan katılımını sağlayan mekanizmaların barışın kalıcılığını artırdığını söyledi.
Demokrasi ve belediyelerin sorumluluğu
Barışın ancak demokratik ve hesap verebilir bir yerel yönetim anlayışıyla taçlanabileceğini belirten Bucak, "Demokrasi olmadan barış sadece bir ateşkestir" ifadesini kullandı. Belediyelerin soyut birer kurum olmadığını, halkın gündelik yaşamı ile barış vaadi arasında bir köprü görevi gördüğünü belirten Eş Başkan, yerel yönetimlerin barış süreçlerinin yan unsuru değil, tam merkezinde yer alması gerektiğini savundu.
Kayyım politikalarına yönelik eleştirilerini de dile getiren Bucak, belediyelerin sadece sembolik yetkilerle değil, gerçek demokratik güçle donatılması gerektiğini belirtti. Sandıktan çıkan iradenin korunmasının toplumsal adaletin ilk şartı olduğunu ifade eden Bucak, kayyım uygulamalarının demokratik işleyişi zedelediğini ve yerel yönetimlerin yasal yetkilerinin genişletilerek halka karşı sorumlu kılınması gerektiğini sözlerine ekledi.